Menü İcon

DİLAY KORKMAZ: ACUN ILICALI’NIN O TEKLİFİNİ UNUTMAYACAĞIM

Hafta sonu Magazin D programı ile ekranlarımızı renklendiren başarılı sunucu Dilay Korkmaz eniyikadin.com’dan Ferit Ömeroğlu’nun sorularını yanıtladı. Güzelliği ile dikkatleri üzerine çeken Dilay Korkmaz tüm sorularımıza içtenlikle cevap verdi.

Röportaj Gazetesi

DİLAY KORKMAZ: ACUN ILICALI’NIN O TEKLİFİNİ UNUTMAYACAĞIM

Dilay Korkmaz son günlerde aldığı ödüller ile kendinden sıkça bahsettiriyor. Türkiye’nin başarılı kadınları ile yaptığımız röportajların bu haftaki konuğu da ünlü sunucu oldu. Yüzünden gülücük eksik olmayan Dilay Korkmaz’a da ilk sorumuz mutluluk ile ilgili oldu.

“BİRİ BENİM HAYATIMI ÇEKSE AŞIRI EĞLENİR”

Ferit Ömeroğlu: Mutluluk ile başlayacağım. Mutlu musunuz, sebebini somutlaştırabilir misiniz?
Dilay Korkmaz: Çok mutluyum. Biri benim hayatımı kameraya çekse aşırı eğlenir. Çok iyi anlaşan bir arkadaş grubumuz var mesela. Bir aradayken canımız bir şeye sıkkın mesela; biri espri yapıyor diğeri başka bir şey anlatıyor bütün sıkıntı dağılıyor. En son biz, “canımız çok sıkkındı ne oldu birden ya” diyoruz. Ailem Annem ve Kız kardeşim Dilara ile çok iyiyiz birbirimize çok bağlıyız,ee onların keyfi yerinde benim işim iyi çok severek harika bir kanalda harika bir ekip ile çalışıyorum, sağlığım yerinde.. Elhamdülillah, mutluyum.

Magazin sizin için bir tercih miydi, hayatın size verdiği bir yön mü oldu?
Öncesinde magazine karşı bir ilgim yoktu. Sonrasında magazinle yolum bir şekilde birleşti. Birleşince bu işten keyifte almaya başladım. Severek yaptığım keyifli bir işim var.

“KENDİMİ DIŞARIDA TUTTUKÇA DAHA ÇOK KORUDUĞUMU DÜŞÜNÜYORUM”

Yıpratıcı yönlerini nasıl kazanıma dönüştürüyorsunuz?
Dışarıdan duyduklarımda, “yuh artık, bunu da mı yapmışlar” dediğim anlar oluyor. Eskiden de şaşırıyordum haberleri okuduğumda fakat içine girdikçe, mesleği idame ettirdikçe daha çok şaşırdığım haberler, olaylar oluyor. Fakat ben bu döngüde kendimi geri çekiyorum. Kendimi dışarda tuttukça daha çok koruduğumu düşünüyorum.

Duyduklarınıza şaşırma olayı sektöre girdikten sonra azaldı mı arttı mı?
Vallahi şu an daha çok şaşırıyorum. O kadar fazla olay oluyor ki, mümkün değil şaşırmamak.

Sansür var mı diye sormayacağım ama o hafta patlayan bir haber oluyor mesela, o haberi sunma ve görme konusunda nasıl bir yol izliyorsunuz?
Bizim programımızın içeriğine ve gidişatına uygun yayın ilkelerimiz çizgisinde olan her konuyu işliyoruz Kanal D ‘ye yakışır şekilde. Tarafsız yayıncılık yapıyoruz ama sonuçta insanız ve duygularımız var. İster istemez içimdeki duygum mimiklerime ve beden dilime yansıyor.

dilay korkmaz roportaji

“MISS TURKEY’E BABAMDAN GİZLİ BAŞVURDUM. ÖĞRENİNCE ÇOK KIZDI, BENİ VURMAYA GELECEKTİ”

Virajlarınız neler oldu kariyerinizde?
Üniversite okurken ve öncesinde hep spikerlik ve sunuculuk dersleri alıyordum. Hayat beni buraya getirdi demekten çok benim burayı çok istediğimi ve bunun için üniversiteden beri kendimi geliştirmek için çalıştığımı söyleyebilirim. Genelde ailen seni istediğin alan dışında bir bölümde görmek ister ya çoğu zaman, bende de öyle oldu. Düşünsene Ankara’da yaşayan 19 yaşında bir kızsın. Hayat sana ailenin sana gösterdiği kadar. Düşünsene, ailen sana ne kadar gösterdiyse o kadar hayatın ve ben onu kırmak isteyen bir kızım. Sürekli Müjdat Gezen’den dersler alıyorum, kendimi geliştirmek adına kurslara gidiyorum. Diksiyonumda çok yerindeydi. Çok güveniyordum kendime. Mesela bir arkadaşımın annesi dışarı çıkmasına izin vermediği zaman ben arar görüşür, ikna ederdim. İnatçıyımdır ikna kabiliyetim yüksektir ve olaylara bir kaç açıdan bakabilirim, ağzımda iyi laf yapar. Sonra babamdan gizli Miss Turkey’e katıldım. Çok kızdı, beni vurmaya gelecekti. (gülüyor) Kampa gittim. Sonra dedi ki, “ Sen bu kadar kararlıysan demek ki doğru bir şey yaptığına inanıyorsun “ Bende, “tabi ki” dedim.

“BEN GÜZEL OLDUĞUMU BİLİYORUM AMA BAZILARI APTAL OLDUĞUNU BİLMİYORLAR”

Güzel olduğunuzu biliyordunuz o dönem yani?
Tabi ki, çocukluğumdan beri biliyordum.

Kötü bir şey aslında, erkekler için güzel olduğunu bilen kadınlarla ilgilenmek zor zanaattır.
Hayır akıllı ve bilgili bir erkek için zor diye bir şey yoktur. Kendisine güvenen, bilgi birikimi ve kültürü olan, kibar bir erkek için zor kadın diye bir kavram yoktur. Bu korku durumu kadını taşıyamayacağını bilen akılsız erkekler için geçerlidir. Ben güzel olduğumu biliyorum ama bazı erkekler aptal olduğunu bilmiyorlar. Bak Ferit’ciğim unutma ’her insanın zekası beraber vakit geçirdiği 5 kişinin ortalamasıdır’ ben demiyorum Jim Rhon diyor Allah hepimizi akıllı insanlarla karşılastırsın.

“HAYATIMDAKİ EN KRİTİK VİRAJ BABAMIN VEFATIYDI”

Miss Turkey’i biraz daha konuşalım. Güzelliğinizin belgesi olmuş oldu resmen. O yaşta kızlar test çözerken siz güzellik yarışmasında derece alıp kariyerinizi zenginleştirmişsiniz.

Ben testimi çözmüştüm zaten Ferit’çiğim. Üzerime düşen sorumlulukları yapa yapa oraya geldim. Miss Turkey sonrasında Acun Medya’da işe başladım. Sonra orada belli bir süre çalıştıktan sonra işten çıktım ve o dönemde babam rahatsızdı ve çalışmak istemedim. Konsantre olmak zor geliyordu, belki çocuk aklıydı. Babam vefat ettikten sonra tüm hayatım değişti. Babam hasta olduğu için üzerimizde kara bulutlar vardı. Ben bunu bütün hücrelerimle hissediyordum. Allah bunu düşmanıma bile vermesin. 2 yıl boyunca süren zor bir süreçti. Hayatımın en kötü dönemiydi. Ne güzellik, ne zeka, ne kendi varlığın.. Bir manası yoktu. Sıfırdasın yani.

Babam vefat etti aşırı üzüldüm ama inkar edemem üzerimizdeki kara bulut kalktı. Canımdan çok sevdiğim kişi babam ancak o hastane süreçleri, tedavi süreci o kadar yıpratıyordu ki babam gidince yerini doldurulamaz bir acı aldı ama bütün o süreçlerde yaşayan faktörlerin hepsi ölmüş oldu. Hayatımdaki en kritik viraj babamın vefatıydı diyebilirim.

“ACUN BEY’İN “BİZİMLE ÇALIŞMAK İSTER MİSİN?” SORUSUNU HAYATIM BOYUNCA UNUTMAYACAĞIM”

Acun Ilıcalı ile ilgili neler paylaşmak ister misiniz bizimle?
O Ses Türkiye’de sunuculuk, survivor sürecinde haftanın 5 günü program sunmak.. 20 yaşındaydım. Ne yapacağımı bilmiyordum ama “yaparsın” dedi ve beni çıkardı. O’ndan çok şey öğrendim. Bugün bazı konularda bir şeyler öğrendiysem bu Acun Bey ve ekibi sayesindedir. 20 yaşında orada çalışmaya başladım, hayal gibiydi. Bana söylediği, “bizimle çalışmak ister misin?” sorusunu hayatım boyunca unutmayacağım. Soruyu duyunca içimden, “ne diyorsunuz, uçarım tabi ki” demiştim. (gülüyor)

“GÜZELLİĞİNLE İKİ ADIM GİDEBİLİRSİN AMA ZEKANLA YAŞARSIN BU HAYATTA”

“Ben bu işi çözdüm arkadaş” dediğiniz bir özgüveniniz var mı mesleki manada?
Tamamen çözdüğüm hiçbir şey yok. Asla böyle bir şey söyleyemem. Çünkü her yayına çıktığımda yeni bir şeyöğreniyorum. Her yazılan metinde yeni bir kelimeyi söyledikçe onu doğru telaffuz edip edemediğini orada provada anlıyorsun. Asla ben oldum diyemem ama iyi gittiğimin farkındayım. Çünkü bunun için çalışıp, emek veriyorum. Mesela sizden sonra İngilizce dersim var. 10 günde bir diksiyon hocasıyla çalışıyorum. Bu düzen böyle benim için. O kadar çok insan var ki ekrana çıkmak isteyen… Ben oldum deyip bırakırsan aptallaşırsın. Güzelliğinle iki adım gidebilirsin ama zekanla yaşarsın bu hayatta. Sürekli kendimi geliştirmek zorundayım. İşimi seviyorum bu bana zorundalık hissi değil keyif veriyor. Yerimde sekmek gibi bir lüksüm yok.

“ALTIN KELEBEK İÇİN HZ.YUŞA TEPESİ’NE GİDİP DUA EDİYORUM”

Beslenme kaynaklarınızı sorsam, ne söylemek istersiniz?
Maneviyat duygumun yüksek olması güç veriyor bana. Kimse günahsız değil tabi ki. Benim beslenme kaynağım “Allah sevgisi ve O’nun bana bahşettiği güzelliklere şükür etmek” diyebilirim. Mesela hiçbir zaman, “Allah’ım bir nesneye sahip olayım” diye dua etmem. Şu arabayı satın alayım diye dua etmem. Hayırlısı ne ise o olsun derim. Altın Kelebek için ayrı dua ediyorum ama. Çünkü bunun bana hayırsız açabileceği bir kapı yok. Hz. Yuşa Tepesi’ne gidip dua ediyorum. Altın Kelebek benim olsun diye. Bir masa düşünün. Annem bana yemek yapmış. Yemeklerin tuzu yok. Şimdi tuz yok masada diye suratımı mı asacağım? Allah’ın bana verdiklerini de bir masada yemekler yiyor gibi düşünüyorum. Yemekteyim ama bana tuz ver Allah’ım demiyorum. Şükretmesini bilmeli insan. Dua ederken de “Allah’ım hayırlısıysa bana bunu nasip et, çok istiyorum” diyorum.

“MUTFAKTA ÜZERİME TANIMAM. VEDAT MİLOR GELSİN EVİMDE YEMEK YESİN”

Mutfakla aranızı sormak istiyorum. Yumurta kırar mısınız mesela?
Kendine gel, beni sinirlendirme (gülüyor). Mutfağım çok iyidir. Üzerime tanımam. Gelsin Vedat Milor benim evimde yemek yesin. O kadar güzel yemek yaparım.

Miss Turkey güzeline, güzellik tanımını soralım
1.80 boyunda, sarışın, gözleri asla renkli olmayacak benim gibi kahverengi olmalı. (gülüyor) Güzellik bir kelime ama içi çok dolu bir kavram aynı zamanda. En önemli duygu iyi bir enerjiye sahip olmak. Çirkin kime göre, neye göreçirkin? Süper bir enerjisi var, aklı başında, üretiyor, saygılı, iyi niyetli, kibar vs. olduğunda bununda yanı sıra kendine de iyi bakarsan, spor yaparsan neye göre çirkinlik? İnsanın kendine iyi bakması ve iyiye eğilmesi güzelliği de beraberinde getirir.

“USTA DEĞİL AMA SANATÇI DİYEBİLİRİM KENDİME”

Yetişkinliğe hangi yaşta adım attığınızı düşünüyorsunuz?
Yetişkin değilim. Yetişmedim daha ama değiştim. Geçmişte takıntılı olduğum konular vardı ama şu an olaylara daha olgun bakabiliyorum. Yaşanılan kötü sıkıntılardan sonra hayat bir tecrübe katıyor insana. Bu noktada da bakış açılarımın olması gereken seviyeye ve duyguya evrildiğini söyleyebilirim.

Hemen burada şunu sorayım: zorluklarla mücadele bir zanaat ise; Dilay Korkmaz bu zanaatte bir sanatçı veya usta mıdır?
Usta değil ama sanatçı diyebilirim. Hiçbir şey dışarıdan göründüğü kadar kolay değildir. İç dünyası herkesin çok farklıdır. Mutlulukları, mutsuzlukları.. Başını yastığa koyduğun zaman düşündüklerin farklıdır. Mesela hep şunu duyuyorum: güzel kızsın nasıl sevgilin yok? yok işte sinir etmeyin beni (gülüyor). Birinin sana, “ben senin yanındayım. Başına bu gelmiş olabilir ama bunu birlikte aşarız” deme duygusunu bilmiyorum. Hayatımda hiç yaşamadım.

Size çok güzelsiniz demek marifet değil ki zaten bu konuda bir belge bile var. (gülümseme) Merakım şu: herkes bir şekilde güzelliğinize takılıp sizi tanımadan, keşfetmeden ilgi-alaka gösterebilir. Bu noktada samimiyet ölçer cihazınız nasıl çalışıyor?

“HİÇ AŞIK OLMADIM”

Çalışmıyor. Böyle bir cihazım yok. Kişi seçemiyorum. Gözümde herkes iyi. Mesela gözümde çok iyisin şu anda. Yarın bana bir şey yap. Şaşırıp, “ya sen çok iyiydin niye böyle yaptın” diyebiliyorum.

Sevgilim yok dediniz satır aralarında… Siz mi istemiyorsunuz, doğru insanla mı karşılaşmadınız?
Evet, sevgilim yok. Doğru insanla karşılaşmadım henüz.

Eğer 90 yaşınıza gelseydiniz ve 30 yaşınızdaki bedeninize veya aklınıza sahip olma şansınız olsaydı, aklı mı seçerdiniz yoksa bedeni mi?
90’dayken 30’daki aklım olsun istemem. Çünkü 90 yaşına gelene kadar ununu eleyip, eleğini asmış olurum. Zaten 90’a kadar gelmiş olmam mucize. Ömrümün son kısımlarını 30’daki aklımla 90’daki vücudumla geçirmek istemezdim. 30’daki güzel ve seksi bedenime sahip olmak isterdim.

“ÇOCUK YAPMAK İÇİN EVLENMEM”

Baktınız zaman geçmiş, aradığınız eşi bulamadınız. Çocukları da çok seviyorsunuz bildiğim kadarıyla. Çocuk için evlilik yapar mısınız?
Allah öyle bir sınavla beni sınamasın. İstemem. Benim için yanımdaki insan daha kıymetli ve önemli. Çocuğu her zaman yaparsın ama yanındakinin düzgün olması lazım.

Aşık değilsiniz ama aşka inanıyorsunuz o zaman?
Tabi ki inanıyorum. Çok inanıyorum hem de. Harikulade bir duygu. Bazen aşıkmışım gibi şarkılar dinliyorum. Geçenlerde dinlediğim bir şarkının nakaratında, “bana göresin, boyun boyuma gözlerin gözüme” sözleri geçiyordu. Evrene böyle bir enerji gönderiyorum. (gülüyor)

Mesleki anlamda varış noktası olarak gördüğünüz bir durak var mı?
Varış noktası demeyelim ama istediğim duraklar var. Hayatımın bir döneminde kendi programımı yapmak istiyorum. Hem yapımcısı olayım, formatı bulayım ve sunmak isterim. Aklımda bir iki proje var. En nihayetinde televizyondan kopmak hiç istemiyorum. Çünkü işim benim beslenme kaynağım.

Söyleşi: Ferit Ömeroğlu

Dilay Korkmaz Kimdir? Dilay Korkmaz Röportajı ve açıklamaları, Dilay Korkmaz: Acun Ilıcalı'nın teklifini unutmayacağım

Yorum Yaz