Menü İcon

Deniz Ülke Arıboğan: ''Sürekli çocuklarıyla beraber olmak kimseyi daha iyi anne yapmaz.''

Deniz Ülke Arıboğan: ''Sürekli çocuklarıyla beraber olmak kimseyi daha iyi anne yapmaz.''

Peki, onları yetiştirirken olmazsa olmazlarınız var mıydı?

- Ben disiplinli bir anne oldum. Terbiyeli çocuk çok severim, özellikle kızım hareketli bir çocuk olmasına rağmen kimseyi rahatsız etmeden büyüdü. Biz aile olarak muhafazakâr bir aileyiz ve bizim için bayram gibi özel günler önemlidir. Bayramlarda çok tatil yanlısı değilizdir, tatildeysek bile ilk gün mutlaka bayramlaşılır. Bunlara dikkat ederek büyütmek önemliydi bizim için. Ki şimdi bunun ritüele bindiğini görmek keyifli. Oğlum mesela bayramda ananesini ve teyzesini mutlaka ziyaret eder. Babaları bayramlaşma sonrası hala harçlık verir. Eşim de ben de ailelerimizin üzerinde tuttuk hep elimizi. Yeni aile ileriye büyümeyi gerektiriyor ama isterim ki onlar da gerideki ailelerini unutmasınlar. Bizim büyüdüğümüz gibi yetiştirdik aslında, çok farklı değil. Bir gün kızımın okulundan aradılar, arkadaşı saçını çekmiş. Nasıl özür diliyorlar, şikâyet edip etmeyeceğimi soruyorlar, saçının çeken arkadaşının velisini de aramışlar. ‘Yok, tabii ki’ dedim, ‘Hepimiz ite kalka, biraz kavga ederek biraz saç çekerek büyüdük.’ Yani çok olağanüstü hale getirmeye gerek yok, Anadolu’da nasıl çocuk büyütülüyorsa öyle oldu bizde de.

Eşinizle çocuklarınızı yetiştirme konusunda nasıl senkronize oldunuz? Siz mi yönlendirdiniz yoksa kendiliğinden mi oldu, kulisler yaptınız mı, nasıl davranmanız gerektiğine ilişkin?

- Eşimin çocukların yetişmesi konusunda etkisi çok olamadı; yoğun programları, kampları vardı o süreçte. Dolayısıyla çocukların yetiştirilmesi konusunda öne çıkan ben oldum. Aslında babalarına kalsa çok şımartırdı onları. (gülüyor) Evde ben ‘bayan hayır’; o ‘bay evet’ durumu söz konusu. Çocuklar bir şey istediğinde babadan isteyip sonra beni iknaya çalışırlardı.

Çocuklarınızın okul yaşamına, kariyerlerine etki ettiniz mi?

- Tabii yönlendirmeler yaptım. Ama oğlumun akademik yaşamında lise döneminde Fransızca eğitim veren bir okula yönlendirmiş olmak hataydı diye düşünüyorum. Çünkü o çok sevemedi o ekolü. Kızım zamanından önce lisansını tamamladı, erken yaşta da yüksek lisansını tamamladı, mutluluk verici tabii.

,

Yorum Yaz