Menü İcon

Demet Akalın: ''Ben hadsizce 'Tarkan’la baş ederim' diyemem''

Demet Akalın: ''Ben hadsizce 'Tarkan’la baş ederim' diyemem''

LOGOSUZ 
KIYAFETE PARA VERİLİR Mİ?

Harcadığın paralar için kendine kızıyor musun? Yoksa “bu hayat benim istediğim gibi harcarım” mı diyorsun? Bu kız acaba birikim yapıyor mu diye endişe ediyorum senin için. Marka giyinmeyi de çok seviyorsun…

- Hiç kızmıyorum. Ne yapayım seviyorum marka giymeyi. Herkesin bir zaafı var. Benimki de bu. İlla ki kıyafetimin bir yerinde logo olacak. Bir yerinde bir logo yoksa bu kadar para verilir mi diyorum.

KADINA ŞİDDET HABERLERİNE DELİRİYORUM

Toplumsal olaylara da hemen tepkini veriyorsun. En son darp edilen şortlu kadın için çok güzel bir şey yazdın… Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun Taksim’deki yürüyüşüne gitmiştin.

- Benim senin gibi edebi bir yanım yok, direkt bodoslama dalıyorum. Tepkimi öyle gösteriyorum. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu ile iletişim halindeyiz. Çünkü kadına yönelik şiddet ve cinayetleri haberlerine deliriyorum. Belki bizim ilkokul zamanımızda da vardı bu olaylar ama elimizde telefon, sosyal medya yoktu. Birbirimizden bu kadar haberdar değildik. 
Ben bu olayları daha çok Twitter’dan takip ediyorum. Ve oradan ses çıkartıyoruz. İtirazlarımız, haykırışlarımız doğru yolu buluyor.

PLAYBACK’İ BEN ÇIKARDIM BEN BİTİRİRİM

Sırım gibi bir kocan var. Adama neden ‘minik’ diyorsun?

- Düşünüyorum. Hiçbir fikrim yok. Adı öyle kaldı. O da bana ‘minik’ diyor. Birbirimize Demet ya da Okan diye hitap ediyorsak orada büyük sıkıntı var demektir. İki senede bir filan oluyor öyle durumlar. Sonra geçiyor.

Eşin nasıl bu kadar yanında olabiliyor, sonuçta onun da bir işi var? Az önce bana “Provaya gidiyorum” dedi… 

- Bu işlerle ilgilenmeyi çok seviyor. Kendi işi akşam 5’e kadar. Ondan sonra benimle geliyor. İlk tanıştığımızda cumartesi günleri çalışıyordu. “Pardon ya cumartesileri çalışamazsın o gün benim” dedim. Çok komik şeyler de yaşıyoruz. Mesela Almanya konserim olduğu zaman “Ben de geleyim” diyor. 
Cuma günü işten çıkıp o yorgunlukla geliyor. “Ben yorgun ölürsün, gelme” diyorum. Geç uçakla gidip erkenden sabaha karşı da olsa geri dönüyoruz. Gidiyoruz Almanya’ya. “Minik ben saç makyaj yaptırayım” diyorum. O da “Ben de sen gelene kadar uyuyayım” diyor. Ben gidiyorum saçımı, makyajımı yaptırıyorum, konsere çıkıyorum, otele geri gelip duş alıyorum. Uyanıyor “Aşkım konser vakti geldi mi” diyor. “Uyu minik uyu” diyorum. En az 9-10 kere böyle olmuştur. 
Bana Allah’ın bir mucizesi. Allah resmen benim için onu göndermiş. Arada beni çok kızdırdığı da oluyor.

En çok neye kızıyorsun?

- Kaç senedir plaj konserlerine izin vermiyordu. Artık bu sene bu olayı çözdük. 
Çünkü ben işimi çok seviyorum. Bütün bu işlerin başına playback, half placback bunları çıkaran da benim. Bitirmek istemiyorum. Ben başlattım ben bitiririm. 
Bu kadar pahalı bir ekibi Bodrum’a İzmir’e götürürsün ama Trabzon’a götüremezsin. Zamanında Suat Ateşdağlı ile başlamıştık. Bu sene plaj konserlerim başladı.

,

Yorum Yaz