Menü İcon

İkinci bir şansı olanların hikayesi: Damla Sönmez ve Mert Fırat

İkinci bir şansı olanların hikayesi: Damla Sönmez ve Mert Fırat

Mert Fırat: Her zaman ikinci şansın olabilirmiş

Hayattaki öncelikleriniz yaş ve mesleki anlamda neye göre değişiyor?

M.F.: Heyecanlanmadığım şeyleri yapmak artık kötü hissettiriyor. Geçtiğimiz 10 yıl için bunu söyleyebilirim. Öncesinde oyunculuk okumak için verilmiş maddi, manevi büyük bir mücadele var. Mezun olduktan sonra profesyonel hayatta gerçek seçimler cereyan ediyor. Şans faktörü önemli. “Oyuncu olmasaydın ne olurdun?” sorusuna “Hiçbir şey olamazdım” diyenlere de “Hadi be” diyesim geliyor. Her zaman ikinci şansın olabilirmiş, mesela ben aşçı ya doktor olabilirdim. Sonucunu hızlı şekilde göreceğim şeyi hedefliyorum. Yemeği kolektif şekilde pişirip, yiyenlerin önüne koyup yüzündeki ifadeyi görmek istiyorum. Muhabbetine, hayatına ne kattığımı...

Tiyatroyu da o yüzden çok seviyorsun.

M.F.: Evet, izleyiciyi güldüğünde anında yakalıyorsun. Oyunculuk her yerde oyunculuktur. Aynı önemi her alanda vermeliyim. Öbür türlüsü bir çeşit ticaret adamlığına giriyor. “Ne zaman aşk biter o zaman yorulur insan” diyor Neşet Ertaş. Biz günde 17 saat çalışıyoruz. Sadece dizi çekmiyoruz, sonra da provaya gidiyorum. Oyunculuğa sosyal hayatımızdan, ilişkilerimizden bedenimize ayıracağımız zamanı ayırıp keyif alıyoruz. Bu keyfi durdurmayacak bir şey olması lazım.

D.S.: Oradan aldığınız keyif sizi dinç tutuyor. O kadar duygularla yapılan bir şey ki, işin heyecanı, ruhu sizi besliyor.

,

Yorum Yaz