Menü İcon

İkinci bir şansı olanların hikayesi: Damla Sönmez ve Mert Fırat

İkinci bir şansı olanların hikayesi: Damla Sönmez ve Mert Fırat

Beş çocuklu bir ailenin kızı Zeynep, çocukluğundan beri ona âşık olan ve evlenme teklif eden Murat ve ansızın karşısına çıkan İstanbul’un köklü ailelerinden birinin genç vârisi karizmatik Kenan... Show TV ekranlarında izleyiciyle buluşan ‘Aşk ve Gurur’ dizisi, bir Sindirella masalı gibi başladı. Zeynep’in aşkı sorgulamasıyla gelişen olaylar ekrana gelirken çekimler de tüm hızıyla devam ediyor. Başrollerinde Damla Sönmez ve Mert Fırat’ın oynadığı dizinin setinde alıyoruz soluğu. Oyunculuğu kolektif bir şekilde sürdürmeyi seçen, yazan, üreten ve her daim oynayacak bir alan yaratan ikilinin birbirleriyle uyumu da sizi hemen etkiliyor. Diziden yola çıkarak başladığımız sohbet aşka geliyor...

Bir Sindirella masalı olarak başladı ‘Aşk ve Gurur’, ayakkabının topuğu da kırıldı... O sahne bir masal gibi çekilmiş. Küçükken bolca dinlediğimiz bir masalı, bir senaryoda canlandırmanın size yansıması nasıl oldu?

Damla Sönmez: Zeynep bunu pek Sindirella masalı gibi yaşamadığı için ben de pek öyle yaşamıyorum. Başlangıçlar çok keyifli oluyor. Bütün kast ve kamera arkası birbirini tanıyan insanlardan oluşuyor. Daha önce birlikte film çekmişiz, tiyatroda aynı projede olmuşuz ya da okul arkadaşı olanlar var. Güzel başladı.

Mert Fırat: Topuk bende derin izler bıraktı. Aşk ve gurur, aşk ve önyargı hep bilinen klişelerdir ama doğru yerde kullanıldığında kendini, derdini anlatan bir yanı var. Tüketim aracına dökülmediği sürece çok zevkli oluyor. Hikâye, duygusunu anlatan bir şeye dönüşüyor.

D.S.: Çok doğru olduğu için de klişe oluyorlar.

M.F.: Evet. Genelde 6-7 bölüm karakterleri yakınlaştırmazlar, aralarındaki duygusal bağ kolay kolay ortaya çıkmaz. ‘Aşk ve Gurur’ romanında da öyle, burada da... Karakterlerin zafiyetleri, önyargıları, nasıl bir aşk yaşayacakları çok hızlı anlaşılıyor. Bunun nasıl yaşanacağı önemli. Çünkü aşkı zaten biliyoruz.

,

Yorum Yaz