Menü İcon

Ceyl’an Ertem: ''Gündelik sızılarımı gizli gizli dindiriyorum!''

Ceyl’an Ertem: ''Gündelik sızılarımı gizli gizli dindiriyorum!''

Albümün adı, Sinem Sal’ın şiir kitabından geliyormuş. Bu ifadenin nasıl bir karşılığı var sizde? Nelere rağmen ‘Yine de Amin’?

- Sinem’in kitabının adını duyduğumda vurulmuştum. Sonra bir vakit geldi ki çok kullanmaya başladım. ‘Yine de Amin’i birçok paylaştığım yazının son cümlesi olarak, hatta bazen gündelik konuşmalarımda eksik etmez oldum.  Şarkıları yazdıkça nasıl bir ruh halinde olduğumun resmi de belirmeye başladı. Geçen albümde dünyanın haline daha küskün bir insan vardı. Bu albümün hissiyatı belli ki; sevgiyi, mücadeleyi, bir olmayı, vicdanı, hoşgörüyü, umudu yüceltmek üzerine olacaktı. Belki gelmeyecek bir vapuru bekliyoruz ama ‘Ütopyalar Güzeldir’ (ikinci albümünün adı) diye başka bir taraftan dillendirdiğimiz gibi... ‘Yine de amin’i bir aşk hikâyesine de koyabilirsin, bir memleket yarasına da... “Sen beni belki karanlığa boğuyorsun ama ben aydınlık bir tek dakika için bile umut doluyum, o dakikayı beklemekten de asla vazgeçmeyeceğim. Yine de amin!” diyerek kendimce bir dua ediyorum, her gün.

Albümü şöyle tanımlamışsınız tanıtım bülteninde: “Bir yanıyla hayata gülümseyen ve umutla tutunan; diğer yanıyla acıları, yalnızlıkları, korkuları taşıyan ve hiçbir zaman susmayan, durmayan, cesaretle yürüyenlerin dili ve sesi”. Kim bu insanlar? Neredeler? Ne yer, ne içerler? Biraz onların ruh halini anlatır mısınız? Kendinizi onlardan biri olarak görüyor musunuz?

- Bu tanımı ben yapmadım, birlikte çalıştığım Sony Music çalışanları kurmuş bu cümleyi aslında. Ne güzel… Değiştirmedim ben de… Kesinlikle bu tanımda bahsedilen kişi olmaya çalışıyorum. Ve öyle bir halkın, bir komünün hayalini kuruyorum.

,

Yorum Yaz