Menü İcon

Ceyhun Çiçekçi: 3. İntifada şaşırtıcı olmaz

İşgal altındaki Filistin topraklarında son dönemde yaşanan gerginlik sıklıkla "Üçüncü İntifada" diye anılmaya başlanırken, İsrail güvenlik kabinesi, "polise istediği zaman Kudüs'teki yolları kapatma yetkisi verilmesi" gibi olağanüstü kararlar açıkladı.

Röportaj Gazetesi

Ceyhun Çiçekçi: 3. İntifada şaşırtıcı olmaz

İşgal altındaki Filistin topraklarında son dönemde yaşanan gerginlik sıklıkla "Üçüncü İntifada" diye anılmaya başlanırken, İsrail güvenlik kabinesi, "polise istediği zaman Kudüs'teki yolları kapatma yetkisi verilmesi" gibi olağanüstü kararlar açıkladı.

İsrail Başbakanlık Ofisi'nden yapılan yazılı açıklamada, "Toplanan güvenlik kabinesi terör dalgasına karşı bir dizi ek tedbir alınmasını onayladı" ifadesi kullanıldı.

Buna göre, İsrail polisi "güvenlik mülahazası" ile istediği zaman Kudüs'te yolları kapatabilecek ve istediği alanları kuşatma altına alabilecek. İsrail'e karşı saldırı düzenleyenlerin evlerinin yıkılmasına ek olarak, yıkılan bu evlerin yerine hiçbir şekilde inşaat yapılmasına izin verilmeyecek ve saldırı düzenlediği iddia edilen kişilerin tüm mal varlıklarına el konulacak. Buna ek olarak bu kişilerin Kudüs'te ikamet etmelerine imkân tanıyan "Kudüs kimlikleri" iptal edilerek, Kudüs'te yaşama hakları ellerinden alınacak.

“MESCİD-İ AKSA MERKEZLİ YÜKSELİŞ HAMAS’IN ELİNE OYNAR”

Filistin’de yaşanan bu gelişmeleri AjansHaber’e değerlendiren ORSAM dış politika uzmanlarından ve Çanakkale 18 Mart Üniversitesi Araştırma Görevlisi Ceyhun Çiçekçi, İsrail’in çekindiği ‘3. İntifada’nın patlak vermesinin pek şaşırtıcı olmayacağına değinerek “3. intifada patlak verebilir, bu sanırım pek şaşırtıcı olmaz. Hali hazırda hem İsrail sınırları içerisinde İsrailli Arapların yoğun olarak yaşadıkları kuzey bölgelerinde hem de Filistin sınırları içerisinde protesto eylemleri yoluyla kitleler mobilize edilmiş durumda. Bu noktada Abbas'ın tavrı oldukça önemli. Abbas defaaten gerilimin tırmanmasından yana olmadığını deklare etti. Çünkü çok iyi biliyor ki Mescid-i Aksa merkezli bir yükseliş, olsa olsa Hamas'ın eline oynar. Zaten sıkıntılı olan meşruiyeti hepten yok olabilir” dedi.

MÜZAKERELERDEN SONUÇ ÇIKMAYINCA FARKLI YOLLAR DENENİYOR

İntifada ihtimali geçtiğimiz yaz Filistin coğrafyasında yükselen tansiyon sebebiyle sıklıkla dile getirilir olmuştu. 2014 yazından bu yana eylemlerde herhangi bir kesinti olmamakla birlikte yoğunluğu da dönem dönem artmıştır. Bunun birkaç nedeni olabilir. İlk olarak hem İsrail tarafında hem de Filistin tarafında Oslo'nun geçerliliğini kaybettiğine yönelik bir inanç var. Yaklaşık olarak 20 senedir herhangi bir ilerleme sağlanabilmiş değil müzakere yoluyla. Bu da haliyle farklı metot arayışına sebep oluyor olabilir. Mesela İsrail tek taraflı hamlelerini genelde bu bağlamda değerlendirir. Gazze'den çekilmesi gibi.

İSRAİL’LE ANLAŞILSA BİLE FETİH VE HAMAS ANLAŞAMAZ!”

Filistinliler açısından durum daha da vahim. Çünkü müzakereyi yürütecek, bir sonuca bağlayacak, herkesi ikna edecek kadar güçlü bir iktidar yapılanması yok ortada. Bugün Oslo mantalitesiyle devam edilse müzakerelere, İsrail tarafıyla her konuda anlaşılsa, muhtemelen Fetih ile Hamas güç paylaşımında anlaşamaz.

“FİLİSTİN DİRENİŞİ IŞİD’LE BİR TUTULUYOR”

Önemli bir not olarak belirtmeliyim ki son dönemdeki eylem tarzı daha ziyade bıçaklama şeklinde cereyan ediyor. Bir dönem "araçla yayaların arasına dalma" da oldukça popülerdi. Bu tip eylemler genellikle "yalnız kurt" (lone wolf) olarak sınıflandırılıyor. Eylemci herhangi bir örgüt bağlantısı olmaksızın, sıradan bir vatandaş olarak, hazzetmediği gidişata "dur" demiş oluyor. Fakat son dönemde yoğunlaşan bıçaklamalar, direnişin bu eylem biçiminde ısrar etmemesi gerektiğini de ortaya çıkarır nitelikte. İsrail kurumlarının sosyal medya hesaplarından paylaşılan görsellerde direniş, IŞİD ile bir tutuluyor.

“3. İNTİFADA ŞAŞIRTICI OLMAZ”

İntifada patlak verebilir, bu sanırım pek şaşırtıcı olmaz. Hali hazırda hem İsrail sınırları içerisinde İsrailli Arapların yoğun olarak yaşadıkları kuzey bölgelerinde hem de Filistin sınırları içerisinde protesto eylemleri yoluyla kitleler mobilize edilmiş durumda. Bu noktada Abbas'ın tavrı oldukça önemli. Abbas defaaten gerilimin tırmanmasından yana olmadığını deklare etti. Çünkü çok iyi biliyor ki Mescid-i Aksa merkezli bir yükseliş, olsa olsa Hamas'ın eline oynar. Zaten sıkıntılı olan meşruiyeti hepten yok olabilir. Bu intifada provası, Abbas'ın devrilmesinin provası gibi aynı zamanda.

Söyleşi: Ejder Karakoç

,

Yorum Yaz