Menü İcon

Cemal Hünal: Issız Adam'dan Paramparça'ya

Ortaköy’de House Cafe’deyim. Bir gece önce setten geç çıktığı için öğlen saatlerinde buluşuyoruz Cemal Hünal ile. Kendisiyle ilgili bilgim Google aramasına dayalı. Çok da öğrenmeye çalışmadım, kendi kendime keşfetmek daha eğlenceli olur dedim.

Röportaj Gazetesi

Cemal Hünal: Issız Adam'dan Paramparça'ya

Ortaköy’de House Cafe’deyim. Bir gece önce setten geç çıktığı için öğlen saatlerinde buluşuyoruz Cemal Hünal ile. Kendisiyle ilgili bilgim Google aramasına dayalı. Çok da öğrenmeye çalışmadım, kendi kendime keşfetmek daha eğlenceli olur dedim. Karşımda akıllı ve komik cevaplar veren biri olunca röportaj yapmak da eğlenceli bir hal alıyor. Açıkçası bu da pek alışık olduğumuz bir durum değil. Ağzından dökülen kelimeler sürekli çalışan zihninin taneleri gibi. Şu sıralar isminin etrafındaki etiketlere çok yeni bir şey ekledi; babalık. Ve bu durumu da dinginlikle idare ediyor gibi görünüyor. En iyisi ben susayım, o anlatsın.

Sıradan bir gününüz nasıl geçiyor?

Sıradan bir günüm şöyle geçiyor: Bu aralar ufaklık saat 5’te uyanıyor. Ben sütünü verip onu tekrardan uyutuyorum, annesinin yanına yatırıyorum. Sonra ben çiftliğe gidiyorum. Orada at biniyorum ve sabah 9 gibi dönüyorum. Beraber kahvaltı ediyoruz. Ben günlük işlerime koşuşturuyorum. Lale günlük işlerine koşuşturuyor. Akşam evde buluşuyoruz. Bu aralar Shameless dizisini izliyoruz akşamları.

Yeni diziniz Paramparça da gösterime giriyor. Nedir hikayesi?

Hastanede karışan çocukların hikayesi aslında. Çok iyi yazılmış bir senaryo. Senarist elindeki malzemeyi çok iyi değerlendirmiş. Yani her bölümü heyecanla okuyorum öyle diyebilirim.

Siz nasıl birini canlandırıyorsunuz?

Berbat kişiyi.

Oyunculuğun yarısından fazlası beklemek derler ya o aşamalarda yorulmuyor musunuz ya da canınıza tak ettiği noktalar olmuyor mu?

Çok daha fazlası. Tabii ki sıkılıyorum. Ben zaten hiperaktifim o nedenle zorlanıyorum. Uzun bekleme süreleri ve boş boş durmak… Çünkü onlar öyle süreler ki eline bir kitap alsan alamazsın. Yani oturayım maket yapayım desen yapamazsın. Çünkü her an setin başladı diye seni çağırabilirler ya da oturduğun yer sete dönüşebilir.

Nedir iyi oyuncu olmanın sırrı?

İyi dinlemek. Gerçek cevaplar vermek. Önceden formüller kurmamak. Ben bu sahneyi böyle oynayacağım dememek. Oraya gittiğinde karşındaki oyuncuyla olan iletişimde bulduğun taze şeyleri ortaya çıkartabilmek. Mümkün olduğu kadar gerçek insan dokusuna ve duygusuna yaklaşabilmek. Benim için bu.

Peki karşınızda sizin kadar iyi oynayan biri olmadığı zaman performansınızın düştüğünü hissediyor musunuz ya da sinirleniyor musunuz?
Sinirlenmenin bir faydası yok. Bazı insanlarla iletişim kurup yardımcı olabiliyorsunuz bazılarına da yardımcı olamıyorsunuz, baştan belli oluyor zaten.

Söyleşi: Serli Gazer Boyacı

,

Yorum Yaz