Menü İcon

Cem Belevi'nin İzmir aşkı

"İzmir’e öyle bir aşığım ki dünyanın neresine gitsem bu şehirle kıyaslıyorum. 'Aaa şurası İzmir’in 1. Kordon’u gibi' diyorum. Atina’nın çarşısını Kemeraltı’na benzetiyorum..."

Röportaj Gazetesi

Cem Belevi'nin İzmir aşkı

İnadına Aşk dizisinden sonra şimdi de Rengarenk ile seyirci karşısına çıkıyorsun. Nasıl gidiyor çekimler?

Çok güzel gidiyor. İyi bir oyuncu kadrosu var. İzmir'de olması benim için ayrıca güzel. Kendi memleketindesin. Sanki tatile çıkmışım ailemi, arkadaşlarımı görmeye gelmişim de aralarda işe gidiyormuşum, sete uğruyormuşum gibi geliyor. O yüzden keyfim oldukça yerinde.

Bir önceki rol aldığın dizi epey izlendi. Bunda durum nasıl olacak bakalım?

Romantik komediydi önceki, çok sevildi. Epey bir geniş kitle izlemiş diziyi. Anatolia Organizasyon vesilesiyle Türkiye'nin pek çok yerine gittik imza günleri ve konserler için. Orada insanların büyük kesiminin beni diziden tanıdığını, şarkılarımı da o sayede dinlediğini öğrendim. Umarım "Rengarenk" de en az o kadar sevilir.

Tamamı İzmir'de mi çekilecek?

En az 13 bölümü burada çekilecek sonra gidecek. Bana kalsa 113 bölüm çekilsin İzmir'de, gıkımı çıkarmam.

Ne kadar zamandır İzmir'de yoksun?

2006'da üniversitede uluslararası işletme okumak için İngiltere'ye gitmiştim. 6 sene orada yaşadıktan sonra İstanbul'a geldim ve 4 sene de İstanbul'da yaşadım. 10 yıldır İzmir'den uzaklardayım.

Okuduğun bölümün mesleğini yaptın mı hiç?

İngiltere'de kısa bir süre yaptım. Çok uluslu bir şirkette pazarlama analisti olarak çalıştım. Orada öğrencilik hayatım boyunca bir sürü yerde sahneye çıktım, barlarda ve derneklerde gitar çaldım. Besteler yaptım. 6 ay kadar müzik eğitimi aldım.

Anlaşılan müzikten kopamamışsın.

Evet, müzik hep hayatımdaydı. Kalbimin sesini dinledim ve "Türkiye'ye dönüp müzik yapacağım dedim". 2013'te "Bilmezsin" adlı ilk albümümü yaptım. Gezi Parkı olaylarına denk geldi ve albüm de ismi gibi pek bilinmedi zaten.

Oyunculuk sektörüne ne zaman adım attın?

İlk albümümden sonra ekranlara çıkmaya başladım. Benim yolum şarkıcılıktı aslında. Şarkıcılık oyunculuğun kapısını açtı bende. Dizilerden teklifler gelmeye başlayınca oyunculuk eğitimi almaya karar verdim. Ekrana çıkmaya başlayınca çevreniz genişliyor ve yeni insanlar tanıyorsunuz haliyle. Tolgahan Sayışman ile tanıştım. Kendisi beni bu camiaya ısındırdı, yapımcılarla ve Altan Gördüm hocamla tanıştırdı. Akademi 35.5'ta Altan hocadan 1.5 sene oyunculuk eğitimi aldım.

DÜETLE HAYATI DEĞİŞTİ

İlk diziye başlama maceran nasıl oldu?

Ayşe ile "Kim Ne Derse Desin" şarkısında düet yaptım. Düetle birlikte televizyon programlarına çıkmaya başladık. O programlardan birinde "İnadına Aşk" dizisinin cast direktörü Nesrin Namal beni görüyor ve Osman Sınav'a söylüyor. Dizideki Deniz karakterine uygun görüyorlar beni ve bir anda kendimi Osman Sınav ile konuşurken buluyorum. O projeden sonra benim hayatım değişiyor.

Okul ve müzik hayatın nedeniyle İzmir'den uzak kaldın. Sana göre değişen yerleri var mı İzmir'in?

İzmir'e öyle bir aşığım ki dünyanın neresine gitsem bu şehirle kıyaslıyorum. "Aaa şurası İzmir'in 1. Kordon'u gibi" diyorum. Atina'nın çarşısını Kemeraltı'na benzetiyorum. Bence İzmir gelişiyor; koşabilir ama emekliyor. Bir şeyler yapılıyor ama çok uzun sürüyor. Umarım hak ettiği değeri kısa sürede yakalar.

Son haftalarda "Alışamıyorum" un klibi ekranlarda epey yer alıyor. Yakında bir albüm var mı?

Şu anda "Alışamıyorum" iyi gidiyor. Yaz sonuna doğru bir single gelecek. Ardından da 2017'de albüm düşünüyorum.

Sonraki single ve albümlerde de şarkılarını kendin yazmaya devam edecek misin?

Benim yaşantımda bütün kapıları bana açan beste yapmamdı. Bundan sonra da kendi şarkılarımla devam etmek istiyorum.

"Rengarenk" dizisindeki karakterinden söz eder misin?

Orada Pars adlı şarkıcı ve oyuncu bir genci canlandırıyorum. Benimle tek benzeyen yanı bu. Karakteri bana pek benzemiyor çünkü Pars biraz havalı ve kendisini fazla beğenmiş biri. Onu şöhret bir anda yakalamış. Benim gibi çok mücadele etmemiş. Devamlı selfieler çeken, narsist biri. Dış görünüşüyle çok fazla ön plana geldiğinin farkında ama bunu kendisine yediremiyor. İyi bir oyuncu olduğunu iddia ediyor ama değil. Aynı zamanda içselleştiremeden yaşadığı ilişkileri olan bir genç.

Sinema filminde oynamayı düşünüyor musun?

Tabiİ ki. Müzik camiasında albüm yapmak neyse beyazperdede rol almak da bana göre öyle. Daha kalıcı eserler bırakmak adına sinema filmini mutlaka istiyorum. 2017'de bunu gerçekleştirmeyi umuyorum. Sadece Yavuz Seçkin'in Eylül ayında çıkaracağı bir projede kendimi oynadım. Küçük bir rol aldım.

Peki sinemada da yine komedi mi olur?

Yok. Sinema bana biraz daha er meydanı gibi geliyor. Tam tersi bir karakteri canlandırmak isterim. Aslında benim gönlümde yatan dram. Fakat çok heyecanlandıran bir proje gelirse komediyi de düşünebilirim.

Dizi çekimleri dışında ailenle rahat görüşebiliyor musun?

Set aralarında eve gidip anne yemeği yemek çok kıymetli benim için. Sanki rüya gibi. Her fırsatta ailemin yanına gidiyorum. Çok güzel bir durum.

Artık sen de ünlü birisin. Yakın akrabaların ve arkadaşlarının tepkileri nasıl?

İlk albümümde mücadele edip kaybetmeyi yaşadım. Şimdi de kazanmayı yaşıyorum. Hayat zaten bir deneyim. O yüzden grafik bazen aşağı bazen de yukarı gider. Bu deneyimleri yakınlarımın gözü önünde yaşamak ve yükseliş grafiğinde olmak herkesin hoşuna gidiyor. Kötü gittiği zamanlar özellikle babamla iletişim zor oluyordu. Senelerce İngiltere'de okumuşsun, radikal karar verip başka bir iş yapacağım diyorsun. Bir de yaptığın iş müzik olunca işadamı birisine meslek gibi gelmiyor doğal olarak. Onu anlatmaya çalışıyorsun bir yandan da devamlı tüketiyorsun, göze batıyor haliyle. Şimdi grafik yukarı doğru çıkmaya başlayınca keyifler yerine geldi tabii.

İzmir'deki çekimler bir buçuk aydır sürüyor. Bu sırada zorlandığın ya da heyecanlandığın anlar oldu mu?

İlk bölümü çekerken adaptasyon zor olmuştu açıkçası. Bir önceki dizide 32 bölüm Deniz'i canlandırmışım. Deniz, çapkın bir karakterdi. Pars da çapkın ve havalı ama ikisini ayırmak biraz zor oluyor. Kendim de normal hayatta şarkıcıyım. Üç ayrı karakter bünyede çatışmaya neden oluyor.

İmza günleri ve konserler devam edecek mi?

Tabii ki de. Sonuçta benim asıl işim müzik.

Söyleşi: Ercan Akgün

Cem Belevi'nin röportajı,

Yorum Yaz