Menü İcon

Karşınızda Hulk!

Tek eliyle arkadaşını kaldırıyor, kendine ceza verip şınav çekiyor, 19 yaşına rağmen A Milli Takım’ın stoperlerinden biri olmayı başarıyor… Altınordu’nun Hulk’u Çağlar Söyüncü her geçen gün büyüyor!

Röportaj Gazetesi

Karşınızda Hulk!

Altyapıda da stoper olarak mı oynuyordun?

İlk olarak 2006 yılında Menemen Belediyespor’da oynamaya başlamıştım. Orada lisanslı olarak dört yıl forvet oynadım. 2010 yılında Bucaspor’a geldim ve fiziğimden dolayı ön libero oynamaya başladım. İki yıl da o şekilde oynadıktan sonra kulüpte bazı değişiklikler oldu.

Altınordu’nun Bucaspor’dan ayrılarak kurulmasından mı bahsediyorsun?

Evet. Başkanımız Seyit Mehmet Özkan’ın ekibiyle birlikte ben de Bucaspor’dan ayrıldım ve Bölgesel Amatör Lig’de oynamak zorunda kaldım. Orada futbolcular birbirini döve döve oynuyor! Yaşıtlarım alt yaş kategorilerinde oynarken ben BAL’da dayak yiyordum. Aslında bu biraz da iyi oldu çünkü hayatın gerçeklerini çok erken görmeye başladım. Oda arkadaşımla aramızda 16 yaş vardı. Yine orada bir maçta stoperimiz kart cezalısı olduğu için yerine geçtim, öyle de kaldım.

Genç milli takımlar için ne zaman davet almaya başladın? BAL’da nasıl fark edildin?

Ben de takip edildiğimi bilmiyordum. İlk olarak U-18 Milli Takımı’na stoper olarak çağırıldım. BAL’dan oraya gitmek mucize gibi bir şeydi. Almanya’dan, İstanbul kulüplerinden, Süper Lig’den gelenlerin arasında kendimi biraz kötü hissetmiştim ama sonra durumumla gurur duydum.

Euro 2016 elemelerinde A Milli Takım kadrosu için aldığın davet de bunun gibi sürpriz mi oldu?

O daha büyük sürprizdi! Arkadaşlarımla kafede otururken milli takımların kafile sorumlusu beni arayıp “Serdar Aziz sakatlandı, Fatih Terim seni düşünüyor, benden haber bekle” dedi. Bunu duyunca yerimde duramadım tabii. Sonra bir telefon daha geldi, “21:45’e bilet aldık, uçağa yetiş!” dediler. Hemen İzmir’den Kuşadası’ndaki tesislere gidip kramponlarımı aldım. İlk telefon ettiklerinde 18:30’du, 19:30’da havaalanındaydım. Sanki ilk defa uçağa bineceğim!

Takımdakilerin arasına karıştıktan sonra heyecanın geçti mi?

Tabii ki hayır. Haberlerde Sinem Kobal’la ilgili bir şeyler duydum, “Arda abi sinirlidir şimdi” diye korktum… Heyecanım antrenmana çıktığım anda azaldı. Bir pozisyonda Arda abinin sağından attım, solundan gelip topu aldım. Fatih Terim bunu görüp “Aferin, hep böyle özgüvenli ol” dedi ama antrenmandan sonra yine aynı heyecanlı ben oldum.

Kendini rahatlatmak için yöntemlerin var mı? Mesela ellerin terlemeye başladığında ne yaparsın?

Bir şeye canım sıkılmışsa ya da heyecanlanmışsam şınav çekiyorum. Maçtan önceki gece kafamdan maçı atamıyorsam kalkıp şınav çekerim. Maça çıkmadan soyunma odasında şınav çekerim. Sırf bunun için kullandığım özel bir kilimim var! Bazen içimdeki hırs ve heyecan o kadar fazla oluyor ki kendimi ancak bu şekilde rahatlatabiliyorum.

Maça başlamadan önce vücudunu yormuş olmuyor musun?

Hayır daha iyi oluyor.

Maçtan sonra da bunu yapacak halin kalmıyordur artık…

Sadece kötü oynadığımda! Kendimi cezalandırmak gibi bir şey. Vücudumu yorunca sabaha kadar kendimi eleştirmeden uyuyabiliyorum.

Arkadaşların sana bu yüzden mi Hulk diyor?

Yok, bazen kendi aramızda şakalaşırken onları tek elimle tutup havaya kaldırıyorum ondan!

Stoperlik, ağırlıklı olarak tecrübe gerektirir. Genç bir stoper olarak sen kendini ne kadar yeterli görüyorsun?

Diğer mevkilere nazaran çok riskli bir bölgede oynuyorum ama takımımdan dolayı çok şanslıyım. 1. Lig’e baktığımda neredeyse hiçbir takımda genç stoperlere güvenilmiyor. Hocamız Hüseyin Eroğlu bana güvendiği için o olgunlaşmayı çok daha erken yaşıyorum. Aldığım transfer tekliflerini ve A Milli Takım’a gidebilmemi buna borçluyum.

Karşında yıllardan beri Süper Lig ya da 1. Lig seviyesinde oynamış forvetleri gördüğünde nasıl önlemler alıyorsun?

Kafamdan olumsuz her şeyi atıp karşılarına o şekilde çıkıyorum. Necati Ateş’e karşı oynadım mesela. Tecrübelerimiz kıyaslanamaz bile ama bir şekilde rakibiz. 1. Lig’dekilerin yanında amiyane tabirle sosyetik kalıyoruz ama yine de oyun anlayışımızı bozmuyoruz. Bazı futbolcuların yanında gerçekten saf gibiyiz. Vücudunun gitmediği yere diliyle yetişenler var.

Neyi daha iyi yaparsan kendini iyi hissedeceksin?

Benim için en önemli şey geriden oyun kurmak. Stoperlik için yine önemli bir konu da çabukluk. Bizde düzenli olarak sürat ve çabukluk testleri yapılıyor; kendimi net bir şekilde görmüş oluyorum. Stoperler hep ağırlıklarıyla eleştirilir, hızlı stoper saymak istesek 10 kişiyi zor buluruz. Hedeflediğim şeylerden biri de bu konudaki açıktan faydalanmak.

Söyleşi: Hilal Gülyurt

Çağlar Söyüncü'nün röportajı,

Yorum Yaz