Menü İcon

Büyük Beşli: ''Biz mankenliği aşkla yaptık''

Büyük Beşli: ''Biz mankenliği aşkla yaptık''

Onlar Cindy Crawford, Claudia Schiffer, Naomi Campbell, Linda Evangelista, Christy Turlington’dan oluşan ‘The Big 5/Büyük Beşli’ çetesinin, Türkiye karşılığıydı. Türk podyumlarının efsaneleri Ceylan Saner (44), Begüm Özbek (44), Sema Şimşek (42) Deniz Pulaş (49), Sabahat Doğanyılmaz’dan (51) bahsediyoruz. Aradan 25 yıl geçti ama yerleri dolmadı, dolamadı…

TOP MODEL OLMAYI NASIL BAŞARDINIZ?

Ceylan Saner: 1992’de başladım, 2016’da bıraktım. Dolu dolu 24 yıl. Annem eski manken. Hatta 1967 yılının Türkiye güzeli. Türkiye’deki ilk mankenlik ajansının kurucusu Başak Gürsoy annemin arkadaşıydı. Ben de Başak ablanın elinde büyüdüm. Süse püse çok meraklı bir genç kızdım. Annemin kıyafetlerini giyer, boyanır, aynanın karşısında pozlar verirdi. Biraz uzayıp güzelleşince Başak Abla beni ajansına almak istedi. İlk defilem 1992 senesinde Vural Gökçaylı defilesiydi. Final sahnesinde gelinlik giymiştim. Hayatımda ilk kez topuklu ayakkabı giyiyor, en zor kıyafeti taşıyor ve Moda Deniz Kulübü’nün merdivenlerinden iniyordum. Türkiye güzelinin kızı Ceylan olarak anılarak mankenliğe başlamış oldum.

Begüm Özbek: Yıl 1989. Takım sporları ile ilgilenen, Galatasaray, Yeşilyurt Spor gibi takımlarda Voleybol ve hentbol oynayan bir genç kızım. İnce, uzun ve atletik olduğum için olduğum için yolda yürürken bir reklam ajansı sahibi tarafından keşfedildim. Çalışmaya başladığımız ilk ayda 10 tane reklam filmi çekmiştik. Benim hayalim tarih okumak veya arkeolog olmaktı hayat beni bambaşka bir yere götürdü. Reklam filmlerinden sonra Emel Kasapoğlu’nun mankenlik ajansı Marie France’a transfer oldum ve ısrarlar üzerine ‘The Best Model of Turkey’ yarışmasına katılıp, birinci oldum. Ardından ‘Best Model of The World’ yarışmasında dördüncülük geldi. Henüz 17 yaşındaydım. Hayatimin farklı bir akışa girdiğinin farkındaydım.

Sema Şimşek: Gururla söylüyorum 24,5 yıl oldu. Aklımın ucunda yoktu mankenlik. Hep manken gibi kız demelerine rağmen utangaç tarafımın bu işi yapmaya uygun olmadığını düşünüyordum. Bir gün okulumuzda, mankenlerin öğrenciler arasından seçildiği bir defile düzenlendi. Reha Yeprem bizi üç ay çalıştırdı. Defile günü geldiğinde tek yapmak istediğim şey kaçmaktı. Dizlerim heyecandan ve korkudan birbirine vuruyordu. Hayatımda ilk kez yüzüme makyaj yapılmıştı. Beni sahneye ittiler, yürüdüm. Bilin bakalım defileyi izlemeye kim gelmişti? Deniz Pulaş ve bazı ajanslar. Sonrasında teklifler gelmeye başladı. Ben de podyumda olmaktan haz aldığımı anladım. Birini seçtim ve bir hafta sonra ilk profesyonel para kazandığım defileye çıktım. İkinci yılda Best Model Turkey birincisi ve dünya dördüncüsü oldum. Kader diye buna derim.

Deniz Pulaş: Modelliğin hayatımın işi olacağına çocukken karar vermiştim ama nasıl başlayacağımı bilmiyordum. 118’i aradım Başak Gürsoy’un telefonunu istedim. Annesi açtı, “Kızım burası ev, ajansı ara” diyerek numarayı verdi. Utandım. Ajansa görüşmeye gittiğimde “biz sizi ararız” deyip yolladılar. Aradılar da. Üçüncü elemeden sonra yürüyüş kursu başladı. ‘Eldiven nasıl tutulur’dan, ‘palto nasıl taşınır’a kadar... Başlangıçta pek iş gelmiyordu. Taa ki saçlarımı sarıya boyatana kadar. ‘Zayıf Deniz’, birden ‘Avrupai Deniz’ oluverdi. Yabancı koreografların beni Vakko kadrosuna dâhil etmesinden sonra kariyerim başladı. Ne büyülü yıllardı! Bu işte torpil geçmez. Olur ya da olmaz. 1991 yılında Best Model of Turkey birinci, World’de ise ikinci oldum.

Sabahat Doğanyılmaz: Uzun yıllar bale yapmıştım. Dekorasyona meraklıydım. LCC’de iç mimari kursuna yazıldım, yan sınıftaki mankenlik ve zerafet kursunun eğitmenleri bana “Senin burada olman lazım” dediler. Denemek istedim. ‘Lady Okulu’ gibiydi. Sadece mankenlik değil, sofra nasıl hazırlanır, makyaj nasıl yapılır her şeyi öğrendik. Çok keyif aldım. Kurs bitince Başak Gürsoy’a başladım. İlk defilem Türkiye’nin gelmiş geçmiş en büyük moda organizasyonu Vizon Şov’da oldu. Altı ay sonra büyük bir Amerika turuna çıktık. New York’tan Los Angeles’a her yerinde defile yaptık.

,

Yorum Yaz