Menü İcon

Birol Güven: Zirve Satılık Değil Kiralıktır

Birol Güven, kariyerinin 20’nci yılını kutluyor. Bugüne kadar 31 yapıma yapımcı, 24 yapıma ise senarist olarak imza atan Güven, televizyon ve sinema sektörü hakkında değerlendirmelerde bulundu.

Röportaj Gazetesi

Birol Güven: Zirve Satılık Değil Kiralıktır

Birol Güven, kariyerinin 20’nci yılını kutluyor. Bugüne kadar 31 yapıma yapımcı, 24 yapıma ise senarist olarak imza atan Güven, televizyon ve sinema sektörü hakkında değerlendirmelerde bulundu.

Hızla değişen sosyo-ekonomik ve kültürel gündemi takip edebiliyor musunuz?

Bir dizinin tutup tutmayacağını eskiden de bilmiyorduk, bugün de bilmiyoruz. Bir dizinin tutup tutmayacağını bilen birisi olduğunu da sanmıyorum. Tutup tutmama konusunda bilirkişi olsaydım bu röportajı şu an Los Angeles’taki ofisimde yapmış olurduk. Deneme-yanılma metoduyla doğruyu bulmaya çalışıyoruz. Türkiye’de sistem o. İnsanların beğenisini belirlemeye çalışma çabası sadece televizyon veya sinema yapımları için geçerli değil. Yemeden içmeye kadar her alanda işin içindeki herkes insanların ne istediğini belirlemeye çalışıyor.

Beğenilerdeki hızlı değişimi yakalamak için özel bir stratejiniz var mı?

Evet, insanların beğenileri çok değişken. Bir yapımcı olarak şunu söylemeliyim; televizyon yapımları konusunda çok bilinçli bir kitleyle karşı karşıyayız. Eskiden izleyiciler televizyon kanalını seçer, oradaki yapımları izlerdi. Artık öyle değil. Şimdi hangi televizyon kanalında olursa olsun televizyon yapımlarını seçiyor. Bunun yanı sıra herkes başka ülkelerdeki televizyon dizileriyle bizimkileri kıyaslayabiliyor. Sonuç olarak izleyici eskiye göre çok bilinçli. Şimdilerde eksiden yaptığım diziler bana ilkel geliyor.

İlkel gördüğünüz yapımlar zamanında nokta atışıydı..

Yaptığım her işte nokta atışını yakalamam mümkün değil. Ben izleyicinin hep yeni oyuncak istediğini düşünüyorum. Örneğin ‘Seksenler’ ilk yaptığımız yıl için yeniydi, ilginçti. Keza ‘Çocuklar Duymasın’ için de aynı durum söz konusu.

‘MÜTHİŞ BIR EKİP YETİŞTİ’

Sinemaya neden geçtiniz?

Diziler kanalların, filmler bizim. En büyük motivasyonumuz filmler. Sinema bizim özgürlük alanımız. Keşke daha önce yapsaydım.

Neden yapmadınız?

Açıkçası pişmanım. Televizyonda mecburi hizmetimizi çok uzatmışım. Televizyonda kendimi özgür hissetmiyorum. Televizyon kanalları bize iş yaptırıyor, özgür olamayız. Elbette onlar da haklı.

Sinemadan nasıl sonuç aldınız ve beklentiniz nedir?

‘Mandıra Filozofu’ bir milyon civarında gişe yaptı. Bu film için çok yüksek bir gişe, beklentimizin çok üstünde. Daha da önemlisi toplum üzerindeki etkisi. Çünkü film baktığınızda komik ama aynı zamanda derinliğe de sahip. Yorumlar “Bu film de komedi ama konulu” şeklinde. Şimdi ikincisini çekiyoruz.

‘Mandıra Filozofu’nu başarılı kılan kriterler nelerdir?

Çok iyi film. İyi filmin dünyada tek bir tanımı var. O da beklentiyi karşılayan bir film olmasıdır. Bilet alanın beklentisi karşılanıyorsa o film iyi bir filmdir. Dolayısıyla beklentiyi iyi yönetmek gerekir. İyi olmayan bir filme istediğiniz kadar promosyon yapın. Gişe başarısı elde edemezsiniz. ‘Mandıra Filozofu’nda her şey olması gerektiği gibiydi. 

Pınar Altuğ’a hiç sinema filmi teklifi gelmemesini nasıl yorumlarsınız?

Pınar’a hiç sinema teklifinin gelmemesi çok saçma. ‘Çocuklar Duymasın’ tam Pınar’a uygun bir yapımdı. Aynı uygun durum bir sinema filmi için de olabilir, neden olmasın? Allah, Pınar’a hep hayırlı roller versin. ‘Allah, hayırlı roller versin’

Bugüne kadar televizyon yükselirken sinema düşmüş, sinema yükselirken televizyon düşmüş. Yine aynı dönemi mi yaşıyoruz?

Şu ana kadar öyle bir şey olmuş olabilir. Bundan sonra mecralar çeşitlenebilir, televizyon kalır mı bilmem. Yapımları televizyondan mı yoksa cep telefonundanmı izleriz bilemem. Değişmeyecek olan şey içeriktir. Filmlerimizi üretir, ister televizyonda gösteririz ister DVD’de isterse internette. Birilerinin film çekmesi lazım, sadece mecralarımız değişecek diye düşünüyorum. Her şey o kadar hızlandı ki.. Bir yıl sonra değil altı ay sonra nasıl olacağımızı göremiyoruz. Tükiye’de mart ayında nasıl bir televizyonculuk olacağını söyleyebilecek kimse yok.

O halde planlamalarınızı nasıl yapıyorsunuz?

Şu anda televizyon sektörünün realitesi büyük yapımlara izin vermiyor. Gelecek yıl ne yapacağımızı bilmiyorum ama ne yapmayacağımızı biliyorum. Yüksek bütçeli büyük işlerin karşılığı şu anda yok.

Bunun nedeni nedir?

Reklam pastası televizyonlar kadar büyümedi. Reklam pastası yerinde sayıyor televizyon sayısı artıyor. Daha kötüsünü söyleyeyim, belki de önümüzdeki yıllarda yurtdışına satılabilecek işler de üretemeyeceğiz. 

Neden?

Türkiye’de büyük bütçeli diziler çekilmezse yurtdışına ne satacağız? Sektör reyting yetmezliğine yakalandı. Türkiye’de 5’inci bölümde kaldırılan bir diziyi adamlar neden satın alsın?

Bu durumda büyük dramaların star oyuncuları güme mi gidecek?

Sektör güme gidiyor, ne starı? Sektörün güme gittiği yerde star mı kalır? Sektörün böyle bir çıkmaza girdiği dönemde ne star kalır ne de yardımcı star. Bu arada zirve kiralanabilir bir yerdir. Bilge düşünce, orada bir süre kaldıktan sonra ineceğini bilmektir. Star oyuncular zirveyi satın alamazlar, sadece kiralayabilirler. Ömür boyu zirvede kalacağını düşünen oyuncular çok büyük travmalar yaşar.

 

Söyleşi: Mehmet Çalışkan

Televizyon Sinema ve Kariyeri Hakkında Birol Güven Röportajı,

Yorum Yaz