Menü İcon

Bilal Meşe: ''Arda Turan takımı dinlendiren, topu saklayan bir oyuncu''

Bilal Meşe: ''Arda Turan takımı dinlendiren, topu saklayan bir oyuncu''

Bilal Meşe kimdir? Gazeteciliğe nerede, nasıl başlamıştır? Bize biraz anlatabilir misiniz?

- Mesleğe 1973 yılında Türk Haberler Ajansı'nda başladım. Gazetecilik okulu bitirmedim. Liseden sonra okuyamadım ve tamamen tesadüf eseri mesleğe adım attım. Gazeteciler Cemiyeti'nin çay ocağını işleten Hüsnü amca, benim abimin kayınpederi. Elazığlı kendisi. Oraya Ankara'dan kaçıp gelmiştim. Öğrenci olayları nedeniyle o yıllar biraz karışıktı. Orada zaman zaman çay ocağında çalıştım. Sonra Türk Haberler Ajansı'nın müessese müdürü Engin Bey'le tanıştım. O zaman 17 yaşındayım. "Ne iş yapıyorsun?" dedi. Anlattım kendimi. Ajansa götürdüler beni. O zaman Türk Haberler Ajansı, Ortadoğu'nun en büyük ajansı ve müthiş derecede tarafsızdı. Orada 6 ay çalıştım. Gündüz yazılan haberleri gece teleksle İstanbul gazetelerine geçiyordum. Çok ünlü ağabeylerimiz de vardı. Bülent Ecevit gelirdi. CHP'li milletvekillerinin geldiği bir yerdi ajansımız. 6 ay bu işi yaptıktan sonra Kadir Kayabal'a, "Ben gidiyorum" dedim. Bu 6 aylık süreçte geceleri de ajansta yatıyordum.

O zaman her şeyi de temelden öğrenmişsinizdir.

- Evet, fotoğraf çekmeyi öğrendim. Laborantlığı öğrendim. Teleks yazmayı öğrendim. Bant okumayı öğrendim. Haber yazmayı öğrendim. Gece boş vakitlerimde hep bunları çalıştım. Hiç unutmam, bir gün İran Konsolosluğu'na baskın olmuştu. Ben oradan fotoğraf çekmiştim. O fotoğraf gazetelerde yer aldı ki, o dönem gazeteci filan değilim. Sonra Kadir ağabeyle konuştum, "Ankara'ya gidiyorum" dedim. Bana kızdı. "O ağabeyler gibi olmak istiyorum" dedim. Veysel Serçe vardı Spor Müdürü… Ergin Sanver vardı yardımcısı. Faik Gürses de Beşiktaş muhabiriydi. Faik ağabeyle aramızda 3 yaş var. "O ağabeyler gibi olmak istiyorum" dediğim için bana bir Nikon fotoğraf makinesi alındı. Çelik kasa. Nikon herkeste yoktu. Hüseyin Kırcalı'da vardı. Yarım boton, çelik kasa makine verdiler bana. Derken ben polis-adliye muhabirliğine başladım. Bütün öğrenci olaylarında, bütün çatışmalarda yer aldım İstanbul'da. 1973'ten sonra 1976'da Ankara'ya tayin oldum. Orada bir boşluk oluştu, parlamento muhabirliğine başladım.

,

Yorum Yaz