Menü İcon

Behzat Uygur: ''Ali Sami Yen’de polisten cop yemişliğim, battaniyeyle sabahlamışlığım var''

Behzat Uygur, Galatasaray'ın eski teknik direktörü Derwall’in en iyi futbolcularından biri, Fatih Terim’in takım arkadaşı oldu ama hali bundan öteye gitmedi. Behzatoviç, sonunda kollarını sıvadı ve yaşadıklarını anlatmaya başladı...

Röportaj Gazetesi

Behzat Uygur: ''Ali Sami Yen’de polisten cop yemişliğim, battaniyeyle sabahlamışlığım var''

Galatasaray altyapısına nasıl girmiştiniz?

Mahalledeki bir arkadaşımın babası bizi alıp Galatasaray’ın seçmelerine götürdü. İlk seçmelerde beni beğendiler, ikinci seçmede de denemek için maça çıkardılar. 14 yaşımdayım, sağ bekim ve Büyük Metin’i tutmam gerekiyor! Rezil olurum diye ödüm koptu ama onu maç boyu hiç kaçırmadım. İyi futbol seyircisiyim tabii, onu ezbere biliyorum.

Nasıl izliyordunuz maçları? Stada kaçak mı girerdiniz?

Tabii ki, başka nasıl olsun? Polisten cop yemişliğim, battaniyeyle sabahlamışlığım var. Galatasaray bizim aile için özel bir şey. Amcamın çocuklarının ismi Turgay, Metin ve Gündüz; mezar taşının üzerinde Galatasaray’ın amblemi var. Onu öyle yetiştiren de babaannem. Metin Oktay’ın jübilesini radyodan ağlayarak dinlediğini hatırlıyorum.

Babanız nasıl bir Galatasaraylıydı?

Sarıyer’de oynamış, adı Pilot Nejat’mış… İkinci Dünya Savaşı’nda havadan geçen bütün uçakları sesinden tanıdığı için adı öyle kalmış! Atletizmde ve boksta dereceleri var, futbola da bir ara el atmış.

Siz Galatasaray’da neler yaptınız? A takıma yükselebildiniz mi?

Maça çıkamadım ama A takımla yıllarca idman yaptım. Bir çift kale maçta karşımda Gökmen Özdenak oynuyor. Bir topa aynı anda koştuk, kendimi önüne attım. Gökmen abi topla birlikte beni de aldı! Cahil cesareti herhalde. Ayı Gökmen’i 15 yaşındaki Behzatoviç mi tutacaktı!

Behzatoviç nerden çıktı?

O zaman Yugoslav futbolcular modaydı. Biz de bir gün takımdakilerle bir gazeteciyi işlettik. Güya ben yıldız transfer Behzatoviç’im. Az küfür etmedi bana, anlamıyorum ya!

Sizi A takıma çıkaran teknik direktör kimdi? Ne kadar kaldınız?

Özkan Sümer almıştı. Ayağında top tutmayı seven, tribüne oynayan bir adamdım. Beni “kavak oğlum” diye severdi ama çok da kızardı. Bir gün “Bal mısın? Reçel misin? Top ayağına yapıştı lan!” diye bağırırken gazetecilerden biri duymuş. Haberin başlığı şöyle: “Babası güldürüyor, oğlu ağlatıyor!”

Fatih Terim’le takım arkadaşı olmak nasıldı? Nasıl davranırdı size?

Bir gün antrenmanda lifim attı. Soyunma odasına gidip duşa girdim. Kafam şampuanlı şarkı söylüyorum. Birden çat diye perdeyi açtı. “Abilerin duşa girdi mi de sen giriyorsun? Çık lan dışarı!” dedi. Çıktık tabii.

Çalıştığınız teknik direktörler arasında en zor olanı hangisiydi?

Brian Birch halter kaldırtırdı, deli gibi koştururdu; futbolcudan çok atlet gibi olmuştuk. En zoru oydu, en önemlisi de Derwall’di. Genç takımların maçlarını mutlaka izlerdi. Ondan önce hep üçkağıtçılık yapıyordum. Derwall beni bir kere izledikten sonra çalışmam için sarkaç top yaptırdı. Bir, iki kez çalışıp bıraktım.

Derwall’in söylediği bir şeyi nasıl yapmazsınız?

Neden futbolcu olamadığımı sormazsın artık! Söylediği bir şeyi çok iyi yaptım ama. Bize “Antrenmandan sonra bir bardak bira içmek vücuda iyi gelir” demişti. Florya’nın etrafındaki birahanelerde az bira içmedik! Gece hayatını sevdiğim için kendime bakmıyordum. Herkes çok yetenekli olduğumu söylüyordu ama gereğini yapmadım.

Derwall size nasıl tepki gösterdi?

Çok sabırlı bir adamdı. Stoperde olmayınca beni santrfor oynatmaya başladı. 4-4-2’yi en iyi uygulayanlardan biriydim. Murat Özarı ile çift santrfor oynuyorduk. Haftalar geçti, gol yok! Sağ bek, sol bek, orta saha atıyor, kaleci penaltıdan atıyor ama bizde tık yok. Dokuzuncu hafta Murat bir pozisyona girdi, kaleciyle karşı karşıya, tam kendini hazırlarken vurdum gol oldu. Ben kaçıyorum, Murat kovalıyor! Herkes seviniyoruz sanıyor ama durum başka. “Ben atacaktım ulan!” deyip küfür ediyor. Bırakır mıyım lan onu sana!

Sizi en çok güldüren futbolcular hangileri?

Yaşar Duran’ın üstüne tanımam! Bir milli takım antrenmanında kaleyi taşırlarken devriliyor, herkes kaçıyor, Yaşar altında kalıyor. Yahu en çevik olması gereken sensin! İngiltere maçında sekiz gol yediği için Wembley’deki rövanşta Fatih Uraz’ı oynatacaklar, Yaşar da yedek. Fatih soyunma odasında namaz kılıyor; Yaşar “Kıl anasını satayım. Kılsan da sekiz, kılmasan da!” diyor. Sonu malum! Boliç’e de bayılırım. Hep mağdurdur. Evine havuz yaptırmış, yaptırdığı adam da bunu kazıklamış. “N’apıyorsun?” dedim, başladı yine en tiz sesiyle ağlamaya. Ulan bari havuzda mağdur olma be!

Bugünün Galatasaray’ını nasıl buluyorsunuz? Ne iyi, ne kötü?

Her Galatasaraylı gibi iyi bulmuyorum. Şikayetim yönetimlerden. Son 10 yılda yapılan transferlere inanamıyorum. Galatasaray’da oynamak bu kadar basit olmamalı.

Söyleşi: Hilal Gülyurt

,

Yorum Yaz