Menü İcon

Bahar Yanılmaz: Giyinmek, Alışveriş Yapmak Benim İçin Keyif

Peki beyaz tenli, ince güzel kadın Bahar ne giyiyor, ne giymiyor? Modayı ne kadar umursuyor? Nefis kahvelerimizi yudumlarken ben sordum, o söyledi...

Röportaj Gazetesi

Bahar Yanılmaz: Giyinmek, Alışveriş Yapmak Benim İçin Keyif

Gerçekten bahar gibi bir kadın. Gülüşü, duruşu, aydınlığı, renkleri, sesi. Adını bu kadar doğru bir şekilde taşıyabilir bir insan. Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Tiyatro Bölümü'nden mezun olan Bahar'ın çocuk yaşlarından beri tiyatro için çarpan kalbinin gürültüsü hiç azalmadı. Makine, Sevdalı Bulut ve Teneke adlı oyunlarda yer aldı. Televizyon tarafındaki oyunculuğu bazı reklam filmleri ve sırasıyla Bir İstanbul Masalı, Kapıları Açmak, Esir Kalpler, İki Aile, Geniş Aile, Keskin Bıçak ve yeni final yapan Mavi Kelebekler dizisi ile devam etti. Star TV'de 2 sezon süren ve halen tekrarları yayınlanan İki Aile'nin doktor kızı "Damla" olarak çok sevildi. Beyaz perde tarafında ise çok sayıda kısa film çalışmalarının ardından, Gomeda ve Pus adlı uzun metrajlı sinema filmlerinde rol aldı. Bahar şu anda Emre Kınay'ın kurduğu Duru Tiyatro'da sahne tozu yutarak ideallerine yürümeye devam ediyor.

Peki beyaz tenli, ince güzel kadın Bahar ne giyiyor, ne giymiyor? Modayı ne kadar umursuyor? Nefis kahvelerimizi yudumlarken ben sordum, o söyledi...

Genel olarak giyim tarzınızdan bahsedebilir misiniz?

Genelde spor giyinmeyi tercih ederim. Ancak bu spora gider gibi giyindiğim anlamına gelmesin. Jean ve t-shirt ikilisi her zaman tercihimdir. Bunu aksesuarlarla zenginleştiririm. Bu bir kolye de olabilir, şapka ya da saç bandı da. Beni yansıtmayan hiçbir şeyi üzerimde taşımayı sevmem. Küçücük bir aksesuar da olsa, emin olmazsam gün içinde mutlaka çıkarırım. Salaş giyinmeyi de severim yerine göre, ama salaşlığın bile bir asaleti olmalı diye düşünürüm. 

Tiyatro camiasının kendine özgü bir giyim kodu var diyebiliriz. Çoğu zaman modaya aykırı bir tarz. Hafif düşük bere, uzun atkılar, postallar, yazın fularlar, alternatif renk ojeler gibi. Bu hala böyle mi sizce?

Kendine özgü olduğu doğru fakat kişiden kişiye değişebilen bir tarz diyebiliriz buna. Çünkü tiyatrocuların arasından çok klasik giyinenler de, çok sıra dışı giyinenler de mevcut. Alternatif renk ojelere gelince.. Bundan 10-15 sene önce ben mavi, turuncu gibi sık kullanılmayan, hatta tercih edilmeyen renkte ojeler sürerdim. O zamanlar için gerçekten alternatifti bence. Ama şimdi bir alternatifliği kalmadı. :)

Tiyatro oyuncularının üzerinde beyaz bir gömlek, skinny jean, dirsekten kırılmış tutma şekli ile taşınan bir marka çanta, ayağında stilettolu birini kulisten çıkarken görmek neden imkansız?

Tiyatro oyuncularının konservatuvardan kalma alışkanlıkları vardır. Konservatuvar öğrenci profili diye bir şey vardır. İçinde rahat hareket edebileceğimiz şekilde giyinmeyi severiz okuldayken. Benim için de hala öyle çoğu zaman. Sahne çalışmaları ya da sahne altındaki çalışmalarda daracık pantolonlar, hanım hanımcık elbiseler ile rahat edemeyiz. Böyle giyinmeye vaktimiz de ve ruh halimiz de uygun olmaz zaten. :)

Bu giyim tarzının bir mesajı var mı? Bir duruşun simgesi mi sizce?

Aramızda mesaj vermek için giyinenler olduğunu düşünmüyorum fakat evet bu da bir kendini ifade ediş biçimi. Belki de herkes gibi olmadığını, farklı ve yeni fikirlere kapalı olmadığını dışa vurmanın yoludur bu.

Peki moda sizin için ne kadar önemli?

Önceliklerime baktığımda en üst sıralarda olmasa da, moda benim için önemli. Çünkü modayla ilgili haberleri takip etmeyi çok seviyorum. Giyinmek, alışveriş yapmak benim için keyif.

Çok yeni evlendiniz. Gelinlik seçiminiz nasıl oldu? Nelere dikkat ettiniz ya da bir şeylere dikkat ettiniz mi?

Gelinlik seçmenin çok eziyetli ve uzun süren bir iş olduğunu duymuştum bir çok kadın ve erkekten. Ancak benim için çok kolay oldu diyebilirim. Orantılı vücut hatlarına sahibim ve oldukça inceyim. O yüzden çok zorlanmadım. Gittim, denedim ve kısa süre içinde kararımı verdim. Sadelik çok önemliydi benim için. İddialı olmayan ama asil bir gelinlikti istediğim. Mekana ve o günün ruhuna da uygun olmasını dikkat ettim.

AVM'lerin ve popüler caddelerin dışında keşfettiğiniz alternatif alışveriş yerleri var mı?

Kadıköy'de organik kumaşlardan yapılmış konforlu kıyafetler satan Khipu ve aksesuarlarını çok sevdiğim Jajha'yı önerebilirim.

Asla giymem dediğiniz bir tarz, kıyafet, renk vb. var mı?

Zebra ve leopar desenli ürünleri sevmiyorum. Taşlı, allı pullu giysileri ve aksesuarları da hiçbir zaman sevmedim. Ayrıca bordo ve lacivert ile de aram pek iyi değildir.

Makyaj ile aranız nasıl? Hangi ürünleri kullanıyorsunuz?

Makyaj severim ama ifadeyi öldüren değil, güçlendiren makyajı seviyorum. Her yüz bir kimlik aslında ve o kimliği başkalaştıran ya da gölgeleyen makyajı doğru bulmuyorum. Kullandığım markalar ürüne göre zaman zaman değişebiliyor. Fondötende Mac ve bazı mineral içerikli markalar, rimelde Yves Saint Laurent, farda Nars, rujda ise Dior ve yine Mac gibi.

Türkiye'den ya da dünyadan tarzını beğendiğiniz, takip ettiğiniz kişiler var mı?

Takip ediyorum dersem abartmış olurum ama beğendiğim isimler var. Asil ve duru güzelliğini ön plana çıkaran sade, elegan giyim tarzıyla Gywneth Paltrow diyebilirim.

Son olarak takipçilerimiz için moda, stil vb. konular üzerine sizden bir tüyo ya da öneri rica edeceğim.

Ne derece tüyo olur bilemiyorum ama... Dudaklarınıza ruj sürmeden doğal bir renk vermek istiyorsanız, Nivea'nın çilekli ya da vişneli lipstick'ini sürebilir, ardından peçete ile parlaklığını alarak kendi dudak renginizi canlandırabilirsiniz.

Söyleşi: Moda Cambazı

,

Yorum Yaz