Menü İcon

Ayda Mosharraf: Bir şeye para harcarsam yemeğe harcarım

"O Ses Türkiye” yarışmasıyla tanıdığımız Ayda Mosharraf ilk single’ı “Boğaz’da Yangın Var”ı çıkardı. Ayda: “Ben her türde şarkı söylemeyi severim, yeter ki bana hitap etsin, beni yansıtsın ve heyecanlandırsın”

Röportaj Gazetesi

Ayda Mosharraf: Bir şeye para harcarsam yemeğe harcarım

"O Ses Türkiye” yarışmasıyla tanıdığımız Ayda Mosharraf ilk single’ı “Boğaz’da Yangın Var”ı çıkardı. Ayda: “Ben her türde şarkı söylemeyi severim, yeter ki bana hitap etsin, beni yansıtsın ve heyecanlandırsın”. İlk olarak 2011 yılında katıldığı “O Ses Türkiye” Yarışmasıyla tanıdık onu. Annesi 10 yaşında Whitney Houston şarkıları söylediğini anlatıyordu. O sene erkenden elense de ertesi yıl tekrar katıldı. Elemeyi geçtikten sonra her zaman söylediği İngilizce parçaların aksine düelloda seslendirdiği halil sezai’nin “İsyan” parçasıyla pek çok kişiyi kendine hayran bıraktı ve bu kez ikinci oldu. İşte o Ayda Mosharraf şimdi ilk single’ı “Boğaz’da Yangın Var” ile karşımızda.

Tek bir şarkı seçmek zor olsa gerek... Nasıl karar verdiniz?

Prodüktörüm Gürsel Çelik tarafından demo olarak geldi bana, çok hoşuma gitti ve “Bunu kesinlikle söylemek istiyorum” dedim. Kayıtlarını yaptık, beğenilince bu şarkıyla yürüyelim dedik.

“Boğaz’da Yangın Var” ne anlatıyor?

Şarkının konusu karşılık göremeyen bir aşk hikayesi. Ben her türde şarkı söylemeyi severim, yeter ki bana hitap etsin, beni yansıtsın ve heyecanlandırsın. Beni yansıtmayan bir şarkıyı söyleyemem.

Sahnede olmak nasıl bir duygu?

Bambaşka bir duygu gerçekten, benim için çok farklı. Sahnedeyken ben, ben değilim, bambaşka biri oluyorum. Şu andaki bu sakin ve çekingen kız neredeyse canavar gibi oluyor.

Özellikle seslendirdiğiniz “İsyan” parçası çok beğenildi. Nasıl seçtiniz o şarkıyı?

Ben zaten cover’lar yapıyordum, o şarkıyı da yüklemiştim Youtube’daki kanalıma. Sonra yarışmada “Artık Türkçe söylemek istiyorum, hep İngilizce söyledim” dedim; onlar da görmüşler cover’ladığım halini ve böylece karar verdik.

Günlük hayatınızda neler yapıyorsunuz?

Spor yapmayı seviyorum. Belli bir programım var, şu anda onu takip ediyorum. Ayrıca film izlemeyi, dans etmeyi, şarkı yazmayı, gitar çalmayı severim ama gitarı kendim öğrendim. Profesyonel olarak çaldığım bir şey değil. Sadece şarkı yazarken yardımcı olması için.

Ne tarz şarkılar yazıyorsunuz?

İngilizce söz ve beste yapıyorum 16 yaşından beri. Şu anda ise Türkçeye çok hakim olmadığım için onun üzerine çalışıyorum. Hatta “Gel” diye bir şarkım var, onu da kanalıma yükledim. Oradan dinleyebilirsiniz.

Alışveriş yapmayı sever misiniz? Ne alırsınız genelde?

Ayakkabı severim, makyaj ürünleri ilgimi çeker. Ama öyle çok delicesine alışveriş yapan biri değilim.

Kendinizi Nişantaşı’na, alışveriş merkezlerine atan biri değilsiniz yani?

Ben yemek yemeyi çok severim, bir şeye para harcarsam yemeğe harcarım.

Hangi yemeği seviyorsunuz peki en çok?

O anda canım ne isterse... Et, tavuk, balık... Thai yemeği çok severim. Türk yemeklerini de severim.

Türk yemeği olarak hangisini seviyorsunuz?

Sulu yemekleri severim. En basit olanlar en güzelleri bence. Sulu köfte, tavuk-patates, bezelye, enginar yemeği...

Single’ınız yeni çıktı, şarkılar yazıyorsunuz... Başka ne gibi planlarınız var?

Şimdilik kendimi tanıtmak istiyorum bu şarkıyla. Bunun dışında İngilizce söyleyerek başladım ve bir Türk kızının İngilizce şarkı yazabildiğini göstermek için hem Türkçe hem İngilizce albüm çıkarmak istiyorum.

Yurt dışında yaşıyordunuz. Türkçe konuşulur muydu hep evde?

Evet, İsveç’te doğup büyüdüm. Ama annemle hep Türkçe konuşurduk. Babam da İranlı, onunlada Farsça konuşurduk. Her sene de yazın gelirdik Türkiye’ye ama burada yaşamak gibi değil.

Nasıl burada yaşamak?

Farklı, bambaşka kültürler çünkü. Mesela İsveç’te insanlar daha soğukkanlı, burada ise daha sıcakkanlı herkes. Yolda birini görüp konuşabiliyorsun, tuhaf olmuyor. Bir sıkıntı çekmiyorum yani. Buradaki yeni hayatımı keşfediyorum, bu da güzel.

“O Ses Türkiye” ile tanıdık sizi. Neler yapıyorsunuz şimdi?

Yarışma bittikten sonra Türkiye’ye yerleştim. O süredede Sony Müzik ile anlaştım. O zamandan beri de çalışıyoruz.

“O Ses Türkiye” süreci nasıldı?

2011’de katıldım ama erken elendim ve İngiltere’ye döndüm. Üniversiteye devam ettim. Ertesi sene tekrar çağrıldım yarışmaya.

Siz tekrar başvurmadınız yani...

Evet. Katılmayı düşünmüyordum.

Yarışmada yeni şeyler öğrendiğinizi düşünüyor musunuz?

Orada çok şey öğrendiğimi düşünmüyorum. Öğrendiğim tek şey büyük bir orkestra ile çalışmak ve sahne tecrübesini yaşayabilmemdir. Ben zaten sürekli şarkı söylüyordum. Ben tecrübe edindim, şarkı söylemekle ilgili bir şey öğrenmedim.

Söyleşi: Elif İpek Türer

,

Yorum Yaz