Menü İcon

Atınç Nukan, Almanya Beşiktaş arasındaki mecarasını anlattı

Beşiktaş altyapısında yetiştikren sonra kadro dışı kalan hatta tesise alınmayan ve ardından RB Leipzig’e 6 milyon avroya transfer oldu. Transferi sonrası başarılarına herkes dönüp yeniden baktı. Nukan, Almanya macerası “Yeni Atınç”ın portresini anlattı.

Röportaj Gazetesi

Atınç Nukan, Almanya Beşiktaş arasındaki mecarasını anlattı

Beşiktaş altyapısında yetişti, kadro dışı kaldı, tesise alınmadı, RB Leipzig’e 6 milyon avroya transfer olduğunda herkes dönüp yeniden baktı… FourFourTwo’ya anlattığı Almanya macerası “Yeni Atınç”ın portresini çiziyor…  

“Alman disiplini” denilen şey korkutucu mu? Alışmakta zorlandın mı?

Korkutucu değil ama biraz garip. Mesela Türkiye’de antrenmanlardan sonra kıyafetlerimizi içine atmamız için büyük bir kutu koyarlardı, Almanya’da da buna benzer bir şey görüp formamı attım. Bütün kafalar bana döndü! Katlayıp koymamız gerekiyormuş. Soyunma odasında telefonla konuştuğumda da aynı tepkiyi verdiler. Herkes susup beni dinlemeye başladı. Yasakmış! Bir de beslenme çok önemli. Akşam yemeğinde bazen sadece haşlanmış patates çıkıyor. Bunun için özel aşçıları var ama yemekler lezzetli değil! Türkiye’ye geldikçe beynime kan gidiyor.

Sahada nasıl farklılıklar var?

3 saatten az antrenman yok. Her antrenmandan 1,5 saat önce kulağımızdan kan alıp, test değerlerine göre program belirliyorlar. Kişiye özel çalışmalar da böyle planlanıyor.

Yani her antrenmana 2 saat kadar erken gitmek zorundasın…

Evet ve çoğunlukla çift antrenman yapıyoruz.

Şehir nasıl?

İstanbul’da yaşadıktan sonra çok bir şey beklemesem de tahmin ettiğimden iyi çıktı. Şehirde 500 bin kişi yaşıyor ama her maça en az 40 bin kişi geliyor.

Red Bull’un yatırımı rakiplerinize sevimsiz gelse de şehir çoktan kabul etti mi yani?

Proje takımı olduğu için şehir dışında taraftarımız yok ama sorun olmuyor. Kulüp her zaman taraftarını memnun etmek için çalışıyor. Sürekli etkinlikler, sürekli imza günleri… Ben de onlara ayak uydurmaya başladım, Almanca öğrenmeye çalışıyorum. Demba Ba da bana bunun için yardımcı oluyor. Telefonda sadece Almanca konuşuyoruz. Ralf Rangnick’le Hoffenheim’da birlikte çalıştıkları için gitmemi tavsiye edenlerden biri de oydu.

besiktas-kasimpasa-demba-ba-23112014_6khimro4h50a1h70n63z4he9t

Transferinden sonra yaşadığın sakatlık neydi? Seni ne kadar sekteye uğrattı?

Diz kapağımda bir sorun olmuştu. Yaklaşık üç ay geç başladım ama şimdi her şey yolunda. Önde baskılı bir oyun oynadığımız için bir alışma dönemi yaşadım; Beşiktaş’ta oynarken öne gidip geldiğimde bir yorgunluk olurdu, artık onu yaşamıyorum. Taktiksel anlamda çok daha fazla geliştim çünkü her gün taktik antrenmanı yapıyoruz.

Çevrendekiler 2. Lig’e gitmeni küçümsediler mi?

Kulüp hakkında bilgisi olmayanlar böyle düşünmüş olabilir, benim de kulağıma gelenler oldu. Teklifi ilk duyduğumda onlar gibi düşünmüştüm, kafamda soru işaretleri vardı ama projeyi anlattıklarında hemen kabul ettim. Bundesliga’ya transfer olamadım ama ona çok yakınım.

Yabancı oyuncu düzenlemesinin transferinde bir etkisi oldu mu?

Oldu diyemem ama doğru bir seçim yaptığımı görüyorum. Yabancılar Türkiye’de hep daha fazla tutuluyor. Kalsam belki de bir yabancı oyuncuyla önüm kesilecekti. Almanya’da Türk olarak daha kıymetliyim, bana özel taraftarlarım bile var; Beşiktaş forması giyip bana sesleniyorlar.

Transferin için 6 milyon avrodan bahsedilince insanların gözünde nasıl değiştiğini gözlemleyebildin mi?

Bence Türkiye’de potansiyel olarak hiçbir sıkıntımız yok ama bunu görme ve kullanma konusunda sorunluyuz. Bu yüzden keşfedildiğim için şanslıyım. Beşiktaş’a güzel bir para kazandırdım, bu sezon Bundesliga’ya çıkarsak 1 milyon avro da bonus kazandıracağım. Maliyetsiz bir oyuncu olduğum için bu çok güzel bir şey.

Sen de transfer ücretini duyduğunda şaşırdın mı?

Menajerim söylediğinde ben de biraz şaşırdım ama sonra kendimi değerli hissettim. Bir de Ralf Rangnick’in beni bu kadar istediğini anlamak müthiş bir şeydi.

Çevrendekilerin sana bakışı nasıl değişti?

Milli takıma da seçildikten sonra yorumlar daha güzel olmaya başladı ama etrafım kalabalıklaşmadı. Çok fazla arkadaş yerine dostlarımla görüşüyorum.

atinc_liepzig_640BBB

Mustafa Denizli seni A takımda ilk oynattığında devamının yavaş yavaş da olsa geleceğini mi düşünmüştün? Üzerinden yıllar geçerken kendini nasıl hissettin?

Bernd Schuster ve Tayfur Havutçu dönemlerinde az da olsa şans bulabilmiştim ama sonrası biraz zor geçti. Kadro dışı kaldığımda kopma noktasına gelmiştim. Kadro dışı kalan arkadaşlarımla beni arayıp “Tesise gelmeyin, girmeniz yasak” dediler. Hayatımın en kötü anlarından biri olabilir. O yüzden biraz kızgınım ama Beşiktaş’a değil, bireylere. Beşiktaş ve taraftarına asla kötü bir şey hissedemem.

Seni toparlayan Slaven Bilic miydi?

Çanakkale’ye kiralık gidip döndükten sonra beni yanına çağırdı, “Yönetim bana senin yerine transfer yapabileceğini söyledi ama istemedim, sana güveniyorum” dedi. Sadece bana şans vermesiyle ilgili değil, gerçekten çok değerli bir insan.

Söyleşi: Hilal Gülyurt

,

Yorum Yaz