Menü İcon

Ardan Özmenoğlu: Sanat benim kocam; onunla yatıp kalkıyorum

Son dönemin en popüler sanatçılarından Ardan Özmenoğlu’nun yeni sergisi ‘Abilerim Ablalarım’ açıldı.

Röportaj Gazetesi

Ardan Özmenoğlu: Sanat benim kocam; onunla yatıp kalkıyorum

Son dönemin en popüler sanatçılarından Ardan Özmenoğlu’nun yeni sergisi ‘Abilerim Ablalarım’ açıldı. Özmenoğlu çalışmalarının bir kısmını İstanbul’da, Öktem&Aykut Galeri’de, bir kısmını da Ankara’daki Siyah Beyaz Galeri’de sergiliyor. 17 Şubat’a kadar görebilirsiniz.

İşlerinizin ve sergilerinizin hep ilginç isimleri oluyor: ‘Ruhumu Asla’, ‘Senin Annen Bir Melekti’... Hiç ‘Devinimsel Yansımalar’ gibi bir isim kullanmayacak mısınız?

Kullanmayacağım. Çünkü ben o değilim. Aslında bana onlar da o kadar sıkıcı gelmiyor biliyor musun? Ama ben kullanmayı tercih etmiyorum. İlgi çekici, gülümseten, düşündüren isimleri seviyorum.

‘Abilerim Ablalarım’ işindeki tepsiyi bir çay ocağında gördüm. Sahibinden istedim. Adamın içinden ‘Deli herhalde’ diye geçmiştir. Dışından “Ne yapacaksın onu” dedi. “Resim” dedim. Ona yenisini aldım. Eser için o 20 yıllık olanı kullandım. Maddenin hafızası olduğuna inanıyorum. O yüzden her şeyin eskisini severim. Eserlerimde hep yaşanmışlık izi görürsün.

HİÇ YAPILMAMIŞ BİR ŞEYDİ

‘Abilerim Ablalarım’ isminin hikâyesi nedir?

Vapurda adamın biri kalkıp ‘Abilerim ablalarım’ diye ani bir çıkışla hiç olmayacak bir şey satar ya... Tırnak makası mesela. Adaya giderken tırnak makası, ne alaka? Oradan çıktı. Bir gün arkadaşımda oturuyordum. Birden ayağa fırladım: “Buldum; ‘Abilerim Ablalarım’ olsun adı, ‘Abilerim’ kısmı İstanbul’da, ‘Ablalarım’ kısmı Ankara’da olsun!”

Neden ikiye böldünüz sergiyi?

Neden bölmeyelim ki? Neden olmasın yani! Sanat öyle bir şey bence; hep yeni sorular sordurur. Bu hiç yapılmamış bir şeydi. Biz yapmak istedik. Bu sergi için Ankara’da 32 yıllık bir galeriyle (Siyah Beyaz), iki yıllık bir galeri (Öktem&Aykut) işbirliği yaptı.

Neden ‘Abilerim’ kısmı İstanbul’da? Ankara sanki daha bir abiler şehri. Siyasetin, bürokrasinin abileri orada..

Bana da o abilerin aklı İstanbul’daymış gibi geliyor. Böyle yapmamızın birçok açılımı var aslında. En basiti şu; buradaki galerinin patronları Tankut (Öktem) ve Doğa (Aykut) abilerim... Oradaki galerinin patronları da Fulya (Sade) ve Sera (Sade) ablalarım..

Bir neon ustasına gidip “Bana neonla ‘Kaldıramazsan Kaldırırlar’ yazar mısınız” dediğinizde ne gibi tepki veriyorlar?

Güzel Sanatlar’da öğrendiğimiz şöyle bir şey vardı: Nü çalışırken bir süre sonra o çıplaklığı görmemeye başlıyorsun. Model herhangi bir objeye dönüşüyor. Bunu birlikte çalıştığım ustalara da öğrettim. Çalıştıkları şeye başka bir şey olarak bakmaya başlıyorlar. Ama o Viagra işini ilk anlattığımda bayağı kahkahalar atıldı tabii. Zaten atölyeden içeri adımımı attığımda hafiften kıkırdamaya başlıyorlar. Çünkü her defasında normalde hiç yapmadıkları bir şey istiyorum.

EVLİLİK NASILSA ÖYLE İŞTE...

Son dönemde işleri en çok satılan sanatçılardan birisiniz aynı zamanda...

‘Ünlüsün, o zaman kesin çok kazanıyorsun’ bir yalan bence.

Tanıdığımız isimlerden kimler var işlerinizi toplayan?

Cem Yılmaz, Ozan Güven, Şebnem Bozoklu...

‘Sanat benim kocam’ diyordunuz. Hâlâ öyle mi?

Tabii ki.

Nasıl muhteremle aranız?

Çok tatlı olduğu anlar da var, beni üzdüğü zamanlar da... Bir evlilik nasılsa aynı öyle işte. Ama ne olursa olsun onunla yatıp onunla kalkıyorum. Ben çalışmaya hiç ara vermem. Tatil bile yapmam. Her anım sanatla geçiyor.

Söyleşi: Güliz Arslan

Ardan Özmenoğlu: Sanat benim kocam; onunla yatıp kalkıyorum, Ardan Özmenoğlu: Sanat benim kocam; onunla yatıp kalkıyorum

Yorum Yaz