Menü İcon

Amerika'nın yeni Frank Sinatra'sı: Simavi Uluç

Türkiye'de pek tanınmıyor ama Amerika'nın yıldızı yükselen müzisyenlerinden... Hatta Amerikalı müzik eleştirmenleri onun için “Yeni Frank Sinatra” diyor. Simavi Uluç, ''Sevgilerimle'' adındaki albüm çalışmasını bitirerek ülkesi Türkiye'ye döndü.

Röportaj Gazetesi

Amerika'nın yeni Frank Sinatra'sı: Simavi Uluç

New York Observer gazetesi yıllar önce sizi “Yeni Frank Sinatra” olarak tanımlamış, Türkiye ise sizi henüz tanımaya başlıyor. Oysa 1985 yılında AltınKelebek’te sahneye çıkmışsınız. Öncelikle o töreni sormak istiyorum, nasıl bir geceydi?

- Gerçekten çok özel bir geceydi. 6-7 şarkı söyleyip sahneden inmiştim. Hem Türkiye’deki ünlü şarkıcıları ilk kez gördüğüm ve tanıştığım bir gece olarak unutulmazdı benim için, hem de gecede Dalida sahne alıyordu. Büyük bir Dalida hayranıyım ve sahne öncesi onunla kuliste tanışmıştım. Ne kadar hüzünlü bir kadın olduğunu hatırlıyorum. Sonradan intihar ettiğini duyunca çok üzülmüştüm.

“Sevgilerimle” adlı albümünüz bir süre önce çıktı. Nihayet artık doğduğunuz ülkede de tanınmaya başladınız...

- Albümüm Amerika’da yayınlanmıştı, şimdi de kendi ülkemde piyasaya çıktı... Bu albüm için seçtiğim şarkıların orijinalleri, hep büyük orkestralarla söylenmiş. Dean Martin, Frank Sinatra, Nat King Cole gibi efsane isimlerin şarkılarına kocaman orkestralar eşlik etmiş. Ben de kayıtlarda büyük bir orkestra kurmak istedim ve albüm için neredeyse 9 yıl çalıştım.

TÜRKÇE SÖYLEMEK ÇOK ZOR OLDU

Nasıl bir albüm oldu “Sevgilerimle”?

- Yıllardır arzuladığım, arkadaşlarımın ve dostlarımın da “Hadi artık” diyerek beni teşvik ettiği bir albüm bu. Yıllarca yabancı şarkı söyleyen biri olarak, ülkemde de var olmak istememdir bu albümün çıkış nedeni. İçinde hem Türkçe, hem de İngilizce şarkılar var.

Türkçe ve İngilizce şarkılar farklı mı?

- Hayır, aynı şarkıları iki ayrı lisanda yorumladım.

Yıllardır yurtdışında yaşayan biri olarak, Türkçe şarkı okurken zorlandınız mı veya bir tereddüt yaşadınız mı?

- Açıkçası çok zor oldu benim için. Hayatımda hiç Türkçe şarkı söylememiştim. Türkçem günlük hayatta yeterli ama aksanım var. Zorluk çekmeme rağmen şarkıları okurken yavaş yavaş alıştım.

İNŞALLAH BİR GÜN SEZEN’LE ÇALIŞIRIM

Bu konuda herhangi bir ders aldınız mı? Ya da şarkı okumaları sırasında destek aldığınız biri oldu mu?

- Hayır. Şarkı söylemek, araba kullanmak gibi bir şey. Söyleye söyleye, sizin deyiminizle ‘dilimi döndürdüm’. (Gülüyor) Şarkıları olabildiğince kendime göre söyledim. İstesem bilgisayarda düzeltirdik. Ama ben sahneye de çıkıyorum. Albümde aksanı yok etsek, sahnede farklı bir ses duyacaklardı. İnsanları kandırmak istemedim. Neyse, stüdyoda en iyi okumam nasılsa, öyle bıraktık.

Türk müzik dünyasına uzun yıllar sonra adım attınız. Geç kalmışlık hissi olmadı mı hiç?

- Çok, hem de çok oldu... Ben yaklaşık 20 sene ara vermiştim müziğe. Hayatımdaki asıl hata, pişmanlık bu. 10 yıl tamamen uzak kaldım, diğer 10 yıl arada bir sahneye çıktım. Buna çok pişmanım. İşte bu yüzden bir daha asla müziği bırakmam. Müzik benim hayatım diyebilirim. Ve işte şimdi de aradan geçen uzun yıllara rağmen ülkemde iş yapıyorum.

Peki Türk sanatçılardan bildikleriniz, dinledikleriniz var mı?

- Türkiye’de bildiğim bir sanatçı varsa, o da Sezen Aksu’dur. İnşallah bir gün kendisiyle tanışır ve çalışırım.

Daha 14 yaşındayken piyano çalmaya başlamışsınız ama çok uzun bir süredir sadece şarkı söylüyorsunuz. Bu aralar piyanoyla aranız nasıl?

- Evet, kendi kendime piyano öğrenmeye başlamıştım ve yıllarca piyano çaldım. Üniversite yıllarında hem piyano çalıp hem de şarkı söylüyordum. Ama bırakalı o kadar uzun zaman oldu ki, şimdi piyanonun başına geçince neredeyse donup kalıyorum. Bazen tekrar çalmayı çok özlüyorum. Belki yine piyanonun başına geçip şarkılar söyleyebilirim.

57c96fd767b0a9106cb34b9b_1

ŞARKI SEÇERKEN“KADINIM”I UNUTTUM

- Tanju Okan’ın “Kadınım” şarkısını çok beğeniyorum. Albüme şarkı seçerken aklıma gelmemişti. İnşallah başka zaman onu da okuyacağım.

Annem beni plaklarla büyüttü

Bir dönem babanız Doğan Uluç gibi gazetecilik yapmışsınız. Müziğe yönelmeniz nasıl oldu?

- Annem müziği çok seviyordu. Onun sayesinde yöneldim. Plaklarla büyüttü beni...

Babanızın sizin müziğinizle arası nasıl?

- Babam çok iyi bir caz dinleyicisi. Bir gazeteci olarak dünyaca ünlü sanatçılarla röportajlar da yapmış. Onunla sevdiğimiz birçok ortak şarkı var.

SINATRA’NIN PEŞİNE DÜŞTÜM, İMZA ALDIM

Hayranı olduğunuz Frank Sinatra ile tanışma şansını yakalamışsınız. Nasıl bir karşılaşmaydı?

- Peşine düşmüştüm. Hatta ona yazdığım mektubu, Las Vegas’ta konserini izledikten sonra sahneye çıkıp vermek istemiştim ama güvenlik görevlileri beni engellemişti. Bir süre sonra Carnegie Hall’de sahneye çıktığı dönemde, provalarını takip ediyordum. Bir gün prova sonrası kulise giderken arkasından seslendim. Bu onun hoşuna gitti ve kulis kapısında tanıştık. Elimde bir de biyografi kitabı vardı. Kulis önünde hem tanıştım hem de imzasını aldım.

Söyleşi: Zelal Özalp

,

Yorum Yaz