Menü İcon

Savaş Ay, Deve Leyla, Süper Bulmaca, Ben Bilirim - Alper Ateş Röportajı

Mustafa Demir'le Röp'ün konuğu Alper Ateş .Televizyon dünyasına ilk girişi. Flash Tv'de ilk işe başlaması. Savaş Ay'la tanışması. Show Tv'de muhabirlik. Deve Leyla'nın saldırması . Süper Bulmaca yarışmasına nasıl başladığı . Tv360 Ben Bilirim yarışması...

Röportaj Gazetesi

Savaş Ay, Deve Leyla, Süper Bulmaca, Ben Bilirim - Alper Ateş Röportajı

Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo – Televizyon – Sinema Bölümü'nden mezun oldu. 2001’de Atv’de yayınlanan Savaş Ay’la A Takımı’nda muhabir olarak görev aldı. Bu dönemde yaptığı sosyal içerikli haberlerle geniş izleyici kitlesine ulaştı. 2004 yılında A Takımı’ndan ayrılıp 1 yıl Best FM’de haber spikerliği ve radyo muhabirliği yaptı. 2005 yılından itibaren Show TV’de program departmanında çalışmaya başladı. 8 yıl boyunca Show TV’nin başta gündüz kuşağı olmak üzere birçok yapımında editörlük ve 400’ün üzerinde canlı yayının muhabirliğini yaptı. 2014'ün ilk aylarından itibaren Bloomberg HT’de tamamen yerli bir format olan, C Yapım tarafından hazırlanan Süper Bulmaca yarışmasını sunmaya başladı. Süper Bulmaca, Türkiye'nin 59 şehrinden yaklaşık 2500 bulmaca tutkunu ile 750 bölümü geride bıraktı. Darüşşafaka, Magazin Gazetecileri Derneği, Haliç Üniversitesi gibi birçok kurum ve cemiyetten en iyi sunucu ödülünü aldı.​ Şimdi ise Tv360 ekranlarında yayınlanan Ben Bilirim yarışma programını sunmaya devam ediyor.

VİDEO'NUN TAMINI YOUTUBE ÜZERİNDEN İZLEYE BİLİRSİNİZ

Alper Ateş’in İstanbul'a geliş serüveni...

Ben daha önce hiç İstanbul'a gelmemiştim. Şöyle söyleyeyim orta okul üçüncü sınıfta sadece bir iki günlük gezi için gelmiştik okul ile birlikte. Topkapı sarayına, Dolmabahçe sarayına filan gitmiştik, benim bildiğim İstanbul buralardan ibaretti.

Üniversite tercih dönemi geldi. Yoğun bir şekilde çalışıyoruz, sınava hazırlanıyoruz. O süreçte tercihleri yaparken ilk tercihim İstanbul Üniversitesi iletişim fakültesi, ikinci tercihim Marmara Üniversitesi iletişim fakültesi Radyo Televizyon Sinema, üçüncü tercihim yine Marmara üniversitesinden başka bir bölümdü. Bir önce ki seneye göre İstanbul’un gelme ihtimali kuvvetliydi. Fakat şöyle de bir durum vardı, benim bir alt tercihimde Psikolojik danışmanlıktı.  Ya televizyoncu olacaktım, ya da tercihim hafif sekse belki de şuan rehber öğretmeni olacaktım.  O aradaki fark aslında benim hayatımda anlamlandıramadığım bir yere koyamadığım bir farktı.

Sonuçlar açıklandı ÖSYM ‘ni sitesine girdim, Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi. Çok güzel. Bir sene boyunca çalışıp çabalamışsın, testler, kitaplar derken!  E şimdi ne yacağız? Hep kazanmaya odaklanmışız. Bu işin sektör tarafı nasıldır? Devamın da acaba beni nasıl bir yol bekliyor? Bunlara dair kafamda hiç bir şey yoktu. İstanbul'a geldikten sonra bu kaygı daha fazla olmaya başladı. Okula başladık devam mecburiyeti yok, ders yoğunluğu yok, gayet özgür bir ortam vardı. Bu özgürlüğün ileri de iş bulmada sıkıntı olacağını düşünerek bir an önce çalışma isteği başladı. Bütün kanallara cv yolluyorum. Stajyer arıyor musunuz? Asistan arıyor musunuz? Diye sürekli arıyorum.

En sonunda Flash Tv’den “gel artık in misin? Cin misin?” dediler...

Flash Tv’den sanki daha farklı bir tepki gelmiş “Sen sapık mısın?”

Şu var şimdi, sen her gün mesaiye gittiğinde biri seni sürekli telefon ile arayıp stajyer arıyor musunuz? Asistan arıyor musunuz? Diye soruyorsa farklı tepkiler olabiliyor tabi, sonu iyi olduktan sonra kim ne ifade kullanırsa kullansın bir önemi yok. İstikrarlı bir şekilde ısrar edince bir şeylerin olduğunu görüyorsun. Çünkü karşı taraf şunu düşünüyor. Daha işe başlarken iş ile ilgili bu kadar isteği varsa, bu isteğinin sadece yüzde ellisini işe yansıtsa yeterlidir...

Beraber çalıştığım arkadaşlarda da şunu çok önemsiyorum.  İşini çok seven, sürekli başka neler yapabiliriz diyen birileriyle yol almayı her zaman isterim. Çünkü o işine mesai olarak bakmıyor, ben işime mesai olarak bakmıyorum. Öyle olduğunda iş çok daha tatlı bir hale geliyor, hem de bir sofra olarak düşünürsek o sofraya hep beraber aynı istekle oturan insanlarla daha keyifli vakit geçiriyoruz. Ama sofraya adettendir diyerek, günü doldurduk, bugün ki mesaiyi de cebe attık düşüncesi ile oturulduğunda o heyecan olmuyor. Bizim işler de tamamen heyecanla yürüyen işler.

Alper Ateş için Medya’da çalışmak mı? Ekran yüzü olmak mı?

Başlarken, üniversitenin ilk yıllarında da niyetim oydu. Bazı arkadaşlarımız iyi bir yönetmen, iyi bir kameraman yola çıkıyordu. Ben iyi bir muhabir olmak için yola çıktım. Rahmetli Savaş Ay ile yolumuzun kesişmesi benim için çok büyük bir şans oldu, çünkü A Takımı dönemin en çok izlenen haber programlarından biriydi. Tüm ekip geceli gündüzlü haber için koşuşturma halindeydi. Çok keyifli bir süreç ve iyi bir okuldu.

Haberciler virüs derler ya hani o habercilik virüsü, o virüsü altıktan sonra o adrenalin ile başka bir iş yapar mıydım? Başka bir yola girer miydim? Kısmını çok düşünmüyorsunuz. Çünkü bu hayatımın bir parçası hatta hayatımız merkezi haline geldi diye düşünerek yola devam ediyorsunuz. Benim de uzun süre öyle devam etti.  Rahmetli Savaş Ağabey ile uzun süre çalıştık. Çok ketifli, çok yorucu ama her gün yeni bir şeyler öğrendik. Ekranı seviyorum evet..

 

Flash Tv’de başlama “ Tecavüzü önleyen kot pantlon “

Görüştük, uğraştık, ettik en sonunda kabul ettiler, gel başla dediler ve başladım. Asistan muhabir olarak ben nereye giderim, nasıl olur diye düşünme sürecindeyken daha bir gece saat 22.30 filan, Savaş abi de gece 03.00 ‘e kadar Ramazan ayıydı program yapıyordu, muhabir az bir haber gösterdi Habertürk com ‘dan, “Tecavüzü önleyen kot pantlon çıktı” diye, dedi git bununla ilgili haber  yap. Savaş Abi akşam saat 18.00’den yayını alıyordu, gece saat 3 – 4 sıralarına kadar yayın yapıyordu. Konukları oluyordu, haberleri oluyordu, sürekli hareket halinde olan bir yayın vardı. Biz tanışmıyorduk bile Savaş Abi ile yeni başlamıştım.

Beni çağırdı haberi gösteri git bunula ilgili haber yap bekliyorum dedi.  İstiklale çıktık, İstiklal Caddesi’nde mağazalarda kot pantlonların önünde anonslar çekiyoruz. “Şu ana kadar hepiniz mutlaka kot pantlon giymişsinizdir, ama yeni bir kot pantlon çıktı, bu pantlon tecavüzü önlüyor” sokak ta insanların fikirlerini alıyoruz ne diyorsunuz böyle bir pantlon toplumu rahatsız eden olayların önüne geçer mi diye.  Sonra çekimi yaptık kanala döndüm. Savaş abi dedi ki olduğu gibi yayına verin hiç kurguya filan girmeden. Yayına girdi.  Rahmetli Savaş ağabeyin kameraya dönüşleri vardır. Haber yayınlandıktan sonra canlı yayında Savaş Ay kameraya döndü “ Adam olacak muhabir ilk haberinden belli olur. Bu arkadaş bundan sonra bizimle haber merkezinde çalışacak” dedi.  Savaş abi ile böyle başladık.

Sonra aradan bir kaç hafta geçti, akşam kanalda yine kimse yok ben nöbetçi olarak duruyorum. Teyzemizin biri kaybolmuş. Teyze bu arada alzheimer hastası kendisini ifade edmiyor aynı zamanda farklı hastalıkları da var beraberinde. Bir kadın geldi Flash Tv’nin kapısına annesinin fotoğrafı ile ben annemi arıyorum ve haber alamıyorum diyerek.  Yayında annesinin fotoğrafı gösterildi, ardından Pendik polis merkezinden haber geldi teyze bizim yanımızda diye. Savaş abi hemen bana atla git hem çekimi yap hem de teyzeyi al gel getir buraya dedi. Gittik teyze ile orada röportaj yaptık, kızı ile röportaj yaptık ve aynı zamanda stüdyoda da ailenin bir kısmı bizi bekliyor. Geldik kanala, teyze ile birlikte canlı yayında stüdyoya girdik, teyze bana bir sarıldı ve bırakmıyor beni kurtarıcısı gibi görüyor. Ben başladım canlı yayında ağlamaya... Savaş Ay teşekkür etti ve ardından bir kez daha döndü ekrana canlı yayında dedi ki “Yıllar öncebize bir muhabir gelmişti, ve o muhabirle çok uzun yıllar yol aldık. Bir çoğunuzun bildiği haberciler bu muhabirler arasında. Bundan sonra Alper’de bizimle birlikte A Takımı muhabiri” dedi ve ben o süreçten sonra A takımında çalışmaya başladım.

 

Alper Ateş BEST FM'de

Bir yıl kadar Best FM’de haber okudum. Orası da farklı bir heyecandı. Televizyonda bir haberi aktarırken bir çok tamamlayıcı unusurlar vardı. Görüntüler, grafikler vb. Ama radyo da bütün bu unsurlardan arınıp bütün meseleyi sesle vermek zorundasınız. Radyo kısmında da her zaman ne katabilriz düşüncesinde oldum. Kısa bir dönem Mithat Bereket’le çalıştım, kısa bir süre olmasına rağmen kendisinden de çok şey öğrendim. Geçtiğimiz günlerde bir rahatsızlık geçirdi kendisine geçmiş olsun dileklerimi iletmek istiyorum bende.  Güzel bir süreçti radyo süreci ardından yine televizyona geçtik.

 

Alper Ateş Uzun Yıllar Show TV' de

Best Fm’den sonra Show Tv’de başladım tekrardan. Serap Ezgü’nün programı vardı orada program sorumlusu olarak çalışıyordum. Çok izlenen gündüz kuşağı programıydı. Serap hanım Show Tv’den ayrıldı bir süre sonra. Ardından Alişan ile Çağla Şikel’in Her Şey Dahil programı vardı. Caner Erdem o dönem Show Tv iç yapımlar direktörüydü ve çok başrılı bir yöneticiydi. Bu yeni yolculukta beraber yol alalım mı diye sordu. Serap hanımdan sonra da devam ettik kanalda. Artık askerliğe kadar kesintisiz bir şekilde Saba Tümer, Seda Sayan, Alişan ve Çağla Şikel gibi isimlerle tamamen Show Tv’nin gündüz kuşağı işlerinde görev alarak devam etti. Show Tv’nin satışı oldu Ciner grubuna devredildi. O süreçte  Show Tv de ki arkadaşlarımız ile birlikte kanaldan ayrıdık.

 

Süper Bulmaca Yarışması

Show Tv’den ayrıldıktan sir süre sonra yine yollarımız kesişti. Yeni başlayacak bir programın editörlüğü için anlaştık fakat Bloomberg HT ‘de bir yarışma programı düşünülüyordu. Çok saygı duyduğum ve sevdiğim şuan Show Tv’nin de Genel Müdürü olan Suavi Doğan dedi ki...

 

Darıcalı Deve Leyla...

Suavi beyden teklif nasıl geldi?

Şu oldu!... Her yıl sömestre döneminde ben Darıca hayvanat bahçesinde canlı yayın yapıyordum. Lemurlar şöyle besleniyor, Penguanlerin kahvaltı saati vb. ve o dönem sömestre tatilinde evde olan çocuklar keyifle izliyorlardı. Gelen reyting sonuçlarına göre de Türkiye’nin yüzde 20 si o programı o yayınları izliyordu.

Bu süreç devam ederken Saba Tümer’in programına canlı olarak bağlandık. Ben hayvanat bahçesindeyim yine anlatıyorum pat develerin yanına gittik. Ben devenin bir tanesine bir sebze verdim o zaman,ardından yanda ki poni atına doğru giderken deve ona verdiğim şeyi kıskanmış. Arkadan birden bana doğru bir dişin geldiğini hissettim, sonra boynumda o devenin sıcaklığını hissettim ve ardından kendimi yere attım. Devenin adı Leyla.  Deve Leyla tam boynumdan beni ısıracakken ben kendimi yere atıyorum. Sonra kalktım yayına devam ettim. O videonun üzerinde de bizim arkadaşlar çok oynamışlar, hacı yatmaz gibi sürekli yat kalk yat kalk...

Bu görüntü bana Bloomberg Tv’de ki yarışmayı şöyle getirmiş oldu. Yöneticilerimiz görüntüyü izlemişler ve baktıklarında aslında benim ölümden döndüğümü fakat yayına bir şekilde devam ettiğimi görmüşler. Ben o an sıca sıcağına o işin ne kadar riskli olduğunu anlamadım ama gerçekten büyük bir risk atlattım, o an deve Leyla boynumu kapabilirdi. O görüntüden sonra istikrarlı bir şekilde yayına devam etti diye düşünülüp yarışma programını benimle yapmaya karar verdiler. Süper Bulmaca yarışması böyle başlamış oldu.

Her şeyin bir sebebi oluyor ya hayatta, benimde yarışmaya geçmeme deve Leyla sebep oldu...

Alper Ateş denilince aklımıza yarışma programı geliyor. Bu etiketten memnu musunuz?

Türkiye’de şöyle bir algı var. İşin arkasında insanlar olarak yeni bir projeye başlayacağımız zaman bu projede sunuculuk daha önce kim yapmış? Bu bu isimler, hemen yine o isimler akla geliyor. Bu kırılmanın en başarılı örneği İlker Ayrık’tır. İlker Ayrık bu kulvarda olmayan ve bir şekilde bu kulvarda yer almış çok ta başarılı olmuş bir sunucudur. Bu yöntemi çok az kişi deniyor Türkiye’de. Mustafa daha önce ne yapmış talkshow yapmış, hadi yine Mustafayla talkshow yapalım deniliyor.

İnsanların farklı başka potansiyelleri de keşfedilmeli.  Bu sanş çok verilmiyor. Format yapışmasıda ekranda bizim karşımızda çıkıyor. Ama ben şuan bu etiketin bana yapışmasından rahatsız değilim. Bir 10 Yıl daha yapışsın. İyi iş var kötü iş var. Ben tarzdan öte işin niteliğine bakmaktan yanayım. Türkiye’de çok başarılı işler var. 10 yıldan fazladır var olan, bir sunucu ile programın özdeştiği yarışma programı Kelime Oyunu çok başarılı bir iş.  Öte yandan baktığımız da yıllarıdır sunucuları bile değişse yoluna devam eden Kim Milyoner Olmak İster? Programı.  Bu işlerin yanına birileri kalkıp dese Alperlerde nitelikli iş yapıyor ve bunun yıllarca sürmesi beni onurlandırır gururlandırır. Sektör ve iş hayatı bizi nereye götürür bilmiyorum ama bu noktada sürekli of bundan sıkıldım ötekine geçeyim gibi bir düşüncem yok.

Şuan gittiğim yoldan çok memnunum, çok ta seviyorum...

 

Alper Ateş Ben Bilirim ile Yeniden Ekranlarda

'Ben Bilirim' diyenlerin programı 360 ekranlarında

Ben Bilirim yarışması aynı zamanda diziler ile de yarışıyor. Programa olan ilgi nasıl ?

Diziler ile yarışmak çok iddialı bir ifade. Çünkü diziler çok güçlü yapımlar, hem ekomik olarak, hem kadro olarak, hem de kanalların beklentiler olarak çok güçlü yapımlar. Biz o dizilerin saatinde alternatif bir şeyler arayan fakat bu alternatif gibi görünse de aslında Türkiye’de dizi izlemeyen çok geniş bir kitlenin olduğunu bize gösterdi Ben Bilirim. Bize gelen reyting rakamları onu gösteriyor. Düzenli olarak dizi izlemeyen bir yüzde var ve bu kitle biz başladığımızdan bu güne bizi yanlız bırakmadılar. Gece tekrarımız da çok ciddi bir oran geliyor elimize. Prime time saatinde de elimize ulaşan rakamlar hem kanalımızı hem bizi oldukça memnun ediyor.  Çok kısa sürede başvuru sayımız 40 bini geçti. Türkiye’nin her yerinden yarışmamıza katılıyorlar, hatta yurt dışından dahi başvuru alıyoruz.

 

İnternet Medyası, TV Medyasını ne kadar etkiliyor?

Öncelikle ben mecraları çok ayrı düşünmüyorum. Elinizde iyi bir içerik varsa ve bu içeriğe yönelik bir adım atıyorsanız, bu içerikte seyircide karşılık buluyorsa, projenizin nerde izleyici ile buluşturduğunuzun bir önemi de kalmıyor. Dolayısıyla bu sektöre yeni girecek insanlarım bence daha çok işin kreatif tarafına, daha çok televizyonda bugün ne yapılırsa seyircide karşılığını bulabilire yönelmeleri gerekiyor. Tecrübe önemli evet fakat bir çok yeni fikrin yeni insanlardan çıktığını görüyoruz. Temel de olan şu, sektörde kalıcı olan şey içerik format. Yeni gelecek arkadaşlar fikirlere yatırım yapalarsa daha kalıcı olacaklarını düşünüyorum.

Ben fikir üreten insanların çok daha sıkı tutunabileceklerini düşübüyorum...

 

Ata Demirer mi? Cem Yılmaz mı?

-          Cem Yılmaz.

Ata Demirer sinema tarafında çok başarılı bir oyuncu, fakat Cem Yılmaz’ın stand up gösteri kalitesine başka bir ismin ulaşabildiğini düşünmüyorum.

Alper Ateşi En Sevdiği Yemek

-          Nohut. Yanında pilav da olursa çok güzel olur.

Annemin güzel yaptığı yemeklerden biriydi. Ben uzun yıllar ailemden ayrı yaşadığım için hep nohut yemeğine karşı bir özlem oldu, nohut ile beraber pilavı çok severim.

 

Kırmızı mı? Yeşil mi?

-          İkisine karşı sevgim ve nefretim yok. Kırmızı ama nedensiz...

 

Alper Ateş Hangi Burç? Özelliklerini taşır mı?

-          Oğlak burcuyum.

Astoroloji konusunda çok bilgi sahibi değilim. Genellikle taşıdığım söyleniyor. Mesala en karakteristik özelliği iş konusunda aşırı disiplinli hareket etmesi, yoğun ve hatasız çalışmak isteği özelliğini taşıdığımı düşünüyorum.

 

Alper Ateş TV izler mi?

-          Galiba Türkiye’de en az televizyon izleyenler televizyoncular.

İzlemeye özen gösteriyorum, özellikle yeni yapılan işleri takip ediyorum. Çok izlenen projeleri özellikle takip etmeye çalışıyorum.

Eşinizin en çok sevdiği ve sinir olduğu özelliğiniz?

-          En sinir bozucu huyum özel günlere dair hiç hassam olmayışım. Genellikle galiba bu durum kadın erken ilişkilerinde önemli bir mihenk taşı.

-          Bu topa çok girmeyim ben...

Söyleşi: Mustafa Demir

Alper Ateş Röportajı, Savaş Ay, Deve Leyla, Süper Bulmaca, Ben Bilirim - Alper Ateş Anlattı

Yorum Yaz