Menü İcon

AK Parti Genel Başkan Danışmanı Yasin Aktay röportajı!

AK Parti Genel Başkan Danışmanı, akademisyen yazar Yasin Aktay verdiği röportajda; yerel seçimler, FETÖ ile mücadele ve Cemal Kaşıkçı hakkında açıklamalarda bulundu.

Röportaj Gazetesi

AK Parti Genel Başkan Danışmanı Yasin Aktay röportajı!

AK Parti Genel Başkan Danışmanı ve AK Parti Siirt eski Milletvekili Yasin Aktay Hülya Akar'ın sorularını yanıtladı. 

"AK PARTİ'NİN KENDİSİNE KARŞI UYANIK OLMASI ŞART" 

15 Temmuz darbe girişiminde halkın darbecileri püskürterek AK Parti'ye bir seçimde verdiğinden daha fazla destek verdiğini ifade eden Yasin Aktay, "AK parti hakikaten şu anda iktidar oldu. Yapamadığı şeylerin mazeretini yükleyebileceği hiç kimse yok artık. AK Parti'nin bundan sonra ak kalması daha da zor olacak." ifadesini kullanıyor.

yasin_aktay_rAportajA

AK Parti'nin bundan sonraki süreçte iktidarla imtihan olacağının altını çizen Aktay, "Onun için AK Parti’nin kendisine karşı uyanık olması şart. AK Parti'ye rakip artık dışarıdan gelmez, kendi içinden gelir." diye konuşuyor.

"Türkiye'nin en güçlü sosyal sermayesi, güçlü bir lidere sahip olması." diyen Yasin Aktay, Erdoğan'ın liderliğinin Merkel'in liderliğine çok benzer olduğunu söylüyor. Uluslararası güçlerin Erdoğan karşıtlığının bulunmadığını savunan Aktay dünyanın Erdoğan profiline ihtiyacı olduğunu söylüyor. 

YASİN AKTAY RÖPORTAJI: "BU KAVMİN İÇİNDE HER ÇEŞİT UNSUR VAR" 

'İslam Protestanlığı' peşinde koşanların olduğunu ifade eden ve tehlikeye dikkat çeken Aktay, "İslam ile pazarlık yaptığınız zaman Müslüman olmuş olmazsınız, İslam’ı kendinize kul etmiş olursunuz. İslamiyet Hıristiyanlıktan daha üst versiyondur. Hıristiyanlığı aşağılamayan, onlarla beraber yaşamanın hakkını hukukunu tanıyan bir din" diyor... 

Türklerin; Müslümanların, Avrupa ile yüzleşen kavmi olduğunu belirten Aktay sözlerini, "Bu kavmin içinde her çeşit unsur var. Türklüğü ırka ve kana dönüştürme çabalarını görüyoruz. Türklüğü ırkçılık olarak benimseyenlerin çoğu Türk değildir." diye sürdürüyor. 

15 Temmuz darbe girişimi sonrasında yaşananların 17/25 Aralık yargı darbesiyle mücadeleye göre daha kolay olduğunu belirten Yasin Aktay, "17/25 Aralık’ta yargı müesseselerini işgal etmiş olan darbeciler yargı darbesi yapmaya çalıştılar. Yargı eliyle yapılan darbe en zor darbedir. Savuşturulması en zor darbedir. Bu davanın darbe teşebbüsü olduğunu ilk ben söyledim. Yargı, dünyanın her yerinde kutsaldır. Yargı adeta peygamber gibi görülüyor. Bu çok yanlış bir şey." ifadesini kullanıyor.

Liderliğin sadece seçimlerde oy almak olmadığının altını çizen Aktay sözlerini, "Erdoğan seçimlerde aldığı oylarla rakipsizleşti artık. Askeri darbe, kendisine karşı doğrudan yöneltilebilecek tehditlere karşı koymak da onun için çocuk oyuncağı ama esas olan, yargıçların ortaya koyduklarına karşı halkın desteğini alabilmek ve meşruiyetini koruyabilmek ve hatta güçlendirerek çıkmak." diye sürdürüyor.

yasin_aktay_rAportajA_oku

"ERDOĞAN DIŞINDA KİMSE FETÖ İLE MÜCADELE EDEMEZDİ"

FETÖ hakkında da önemli mesajlar veren Aktay "Eğer AK Parti olmasaydı, bunlar 50-60 yıllık pozisyonu bir 50 yıl daha sürdürebilirlerdi ve hiç hissettirmeden devleti ele geçirmiş olurlardı." sözleri ile de atlatılan büyük tehlikeye işaret ediyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan olmasaydı FETÖ ile hiç kimsenin mücadeleye girmeye cesaret edemeyeceğinin altını çizen Aktay, gerekçesini ise "Bir, dini meşruiyetleri vardı, iki kanuni meşruiyetleri vardı, üç siyasi meşruiyetleri vardı. Recep Tayyip Erdoğan, o meşruiyetlerini yok etti. Tartışma konusu yaptı." sözleri ile açıklıyor.

AK Parti FETÖ ile mücadeleye giriştiğinde, örgütün CHP tarafından sahiplenildiğini belirten Yasin Aktay, "17/25 Aralık’ta darbe teşebbüsünde bulundular. Yargıyı ele geçirmiş oldukları MGK kararlarına bile konu olduğu halde. Kılıçdaroğlu onlara sahip çıktı. Hadi biz kanmış oluyorduk, sen çok uyanıktın, neden 17/25 Aralık’tan sonra onlara kanmaya yazıldın?" ifadesini kullanıyor.

Cihangir İslam'ın sözleri içinse "Çok talihsiz ifadeler" diyor ve ekliyor Aktay: 

"Kılıçdaroğlu’ndan rol çalan ifadeler. O da muhalefeti nasıl tahrik edebilirim ve en olmayacak akıl yürütmelerle fark ortaya koyabilirim derdinde. Ne kadar fark ortaya koysa bile Kılıçdaroğlu'nu aşamaz. Boşuna uğraşmasın derim ben."

CEMAL KAŞIKÇI CİNAYETİ İLE İLGİLİ OLARAK 

Kaşıkçı olayı dolayısı ile Suudi Arabistan ile Türkiye'nin ilişkilerinin iyi olduğunu vurgulayan Aktay, "Kaşıkçı olayı dolayısıyla aramızın iyi olması, Suudi Arabistan’ın en üst düzeyinden geldiği düşünülen bir cinayeti göz ardı etmemizi gerektirmediği gibi hesabını da sorarız. Hem siyaseten, hem yargı yönünden." diyor.

Cemal Kaşıkçı'nın ajan olduğuna ilişkin iddialar içinse, "Ajan olduğunu söyleyenler kendi kafalarına göre komplo teorileri oluşturuyorlar. Ne yaptıysa kendi ülkesi için yaptı. Ülkesinin iyiliği için yaptı. Bundan dolayı ölümü hatta tutuklanmayı bile hak etmiş olabileceğini düşünmedi." ifadelerini kullanıyor Aktay. 

Aktay Kaşıkçı olayının ardından çok daha büyük bir tehlikeye daha işaret ediyor, "Her yabancı ülke vatandaşının kendi ülkesinin konsolosluğuna giderken başına bir şey geleceğini düşünemiyoruz. Ama bu saatten sonra düşünmeliyiz; özellikle Mısır ve Suriye vatandaşlarının çok büyük bir tehlike ve tehdit altında olduğunu söylemek zorundayım." sözleri ile...

Ve sözü, Kaşıkçı cinayeti ile ilgili gündeme gelen ses kayıtlarına getiriyor.

"CIA Başkanından, ABD yetkililerine bu ses kaydı paylaşıldı ve bu  ses kaydı ilk dinleyeni hemen ikna eden ve işin vehametini hissettiren bir kayıt." diyen Aktay Suudi Arabistan'dan gelen adli tıpçı detayına dikkat çekiyor, "Adli tıpçı hem delilleri yok etmek hem yapılması gereken işlemlerin izlerini silmek üzerine çalıştırılır. Kesme işlemini sıradan basit bir katil veya kasap bu işlemi rahatlıkla yerine getirebilirdi." sözleri ile olayın vehametini gündeme getiriyor. 

YASİN AKTAY RÖPORTAJI: "ŞU ANDA BİR SÜRÜ KAYIP İNSAN VAR" 

"Kral Selman’ı biz bu işten uzak tutuyoruz." diyerek olayla ilgili Türkiye'nin tarafını belirleyen Aktay, "Bir tarafta Kral Selman'ın yönettiği meşru bir devlet var, diğer tarafta bu tür operasyonları yapabilen bir devlet var. Selman’a düşen kim olursa olsun, ki oğlu ise de bu devleti ayıklamak." sözleri ile de Türkiye'nin Kral'dan beklentisini ifade ediyor.

"Bu kan aynı zamanda  aynı eller tarafından başka kanların döküldüğünün de işaretidir. Çünkü şu anda bir sürü kayıp insan var. Mısır’da destek veren askeri darbe düzeni var, Suriye’de akmaya devam eden bir kan var, Katar’da devam eden bir muhasara var. Bütün bu yapılar bu cinayetin üzerine geldi tıkandı. Bu cinayet, bu ilişkiler ağının hepsinin sembolü haline geldi." sözleri ile Aktay bu cinayetin çok daha başka cinayetlere ve grift ilişkilere işaret ettiğini vurguluyor. 

İşte soru ve cevapları ile gündemde önemli tartışmalara neden olacak Hülya Okur-Yasin Aktay röportajı... 

“UYANIK OLMAZSAK AĞIR İMTİHANLARLA KARŞILAŞABİLİRİZ”

7. kuruluş yıl dönümünde ”AK Partinin ismini "AK" koymak kolay, bu AK’lığı hak etmek zordur” demiştiniz. Bugün 16. yılında. ‘AK’lığı haketti diyebilir miyiz?

Aklığı hak etmek, sürekli olarak kendisini sorgulaması gereken bir süreçtir.  Bunun takdirini halk yapıyor. İnsanın kendisini adil, halkçı, adil düzenin koruyucusu ilan etmesi kolaydır ama bunun takdirini halk yapar. AK Parti kendisine yakıştırdığı vasıfların hepsine hasıl oldu. Gerçekten ak kalmaya devam etti. Adaleti ve kalkınmayı gerçekleştirme konusunda, hiç bir partinin gösteremediği bir performans ortaya koydu. Daha önce de, şimdi bile adını “adalet”, “halk” koyan partiler oldu ama halka hiç bir zaman yaklaşamadılar. AK Parti, benim bile sayısı hatırlayamadığım kadar birinci olmayı başarabilen bir parti olduğuna göre halk hak ettiğini düşünmüş olmalı ki, bu durum ortaya çıktı. 7.yılında kapatma sürecinden yeni çıkmıştı, iktidarda olduğu halde iktidar konumunu tescil edemeyen muhalif bir partiydi. Çünkü kendisini sistemin sahibi gibi gören bir takım odaklar vardı. Bu devletin sahibi biziz diye sayıklamaları olan bir takım kişilerle hala uğraşıyoruz ama bu sayıklamalar artık bir anlam ifade etmiyor. Bilakis şu anda AK Parti sorumluluğu daha fazla olan bir parti. AK parti hakikaten şu anda iktidar oldu. Yapamadığı şeylerin mazeretini yükleyebileceği hiç kimse yok artık. AK Parti'nin bundan sonra ak kalması daha da zor olacak. Muhalefetteyken ak almak biraz daha kolay idi. Çünkü iktidardaki muhalefet partisi idi. Bu özelliği onu adaleti tesis etmek konusunda daha hassas kılıyordu. Bir darbe teşebbüsü yaşadık, dünyada emsali görülmemiş şekilde halk tarafından püskürtüldü. Halk bu püskürtmeyle AK Parti’ye, bir seçimde verdiği destekten çok daha fazlasını vermiş oldu. Halkın teyidinin bir göstergesi seçimleri ise, 15 Temmuz darbe teşebbüsüne karşı halkın ortaya koyduğu dayanışma, destek idi. Cumhurbaşkanının Başkan seçilmesi ve Başkanlık sistemine geçilmesiyle, ki bu bir kula kolay kolay nasip olmayacak bir şey. Adeta siyasi hedeflerine büyük ölçüde ulaşmış bir lider. Çok siyasi lider gördük ama onların hedeflerine ulaşması çok nadir olmuştur. Milletle yürüdü ve millette arkasından yürüdü. Ama bu son değil, Sayın Cumhurbaşkanı açısından da AK Parti açısından da daha yolun başındayız, bu yol bizi çok daha iyi yerlere de götürebilir, uyanık olmazsak dikkatli davranmazsak çok daha ağır imtihanlarla yüz yüze de bırakabilir.

Söyleşi: Hülya Okur

AK Parti Genel Başkan Danışmanı Yasin Aktay röportajı, Yasin Aktay'dan FETÖ ve Cemal Kaşıkçı sorularına cevap!

Yorum Yaz